KISA KISA iBRET
VERiCi TARiHi GERÇEKLER.
Çalıntı Deve Katarı
Bir şairin , Vezir İbad'ın huzuruna gelip her
beyiti bir divandan alınmış her nüktesi bir şairden
çalınmış bir kaside getirip okuyunca, şiir literatürü çok
geniş olan vezirin:
"Bizim huzurumuza öyle bir deve katarı getirdin ki,
eğer bir adam onların yularını çözecek olsa, her biri bir
sürüye gider!.' diye veciz bir söz söyleyerek şaire hatasını
hatırlattığını . . . (330)
Yavuz'un Tevazuu
Büyük Cihangir Yavuz Sultan Selim'in günde üç saat uyku uyuyup
tahta kaşıkla tek çeşit yemek yediğini...
Herhangi bir saray halkından ayırt edilemeyecek
kadar sade giyindiğini ve bunun sebebini soranlara:
"Vezirlerin ve beylerin süslü giyinmeleri, padişahlarına
saygıdan ileri gelir. Biz kime şirin görünmek için süslü giyinelim
ki? Bizim Padişahımız(Allah c.c.) vücudun dışına
değil, içindeki cevhere(imana) bakar" diye veciz bir cevap
verdiğini. . .(33ı)
"Çocuğunuza Kur'an Telkin Ettiniz mi?"
İşadamı Sakıp Sabancı' nın,
kızını batı standartlarında tahsil yapması için
İngiltere'deki Harward kolejine kaydettirdiğini. . .
Okul idaresinin, kolejin çeşitli bölümlerini
Sabancı'ya gezdirdikten sonra kiliseyi göstererek:" Burası da
dini ibadet yeri " deyip "Senin kızın Müslüman olduğu
için dini ibadet günlerinde Kur'anı Kerim getirsin, istediği günlerde
okusun. Siz Kur'an okumasını kızınıza telkin
ettinizmi?" diye sorduklarını . . . Sakıp Sahancı'
nın daha sonra bu hadisenin değerlendirmesini yaparken :
"Allah var, doğrusu ben kızımla beraber
Kur'an-ı Kerim getirmemiştim. Kızıma da telkinde
bulunmamıştım çok utandım. Sırtım terledi. O
'gavur' dediğimiz bana verdiği dersten çok mahçup oldum. Adeta yüzüme
bir şamar patlamıştı. Ve Türkiye'ye geldiğimde
kızıma hemen bir açıklamalı Kur'an-ı Kerim
gönderdim." diyerek kızına dini bilgiler
öğretmediğinden dolayı mahcubiyetini itiraf ettiğini. (332)
Kur'an'a Aşk Derecesinde Hayranlık
Fransa nın en tesirli gazetelerinden Figaro'nun Prof. And
ile yaptığı bir röportajında ona:
"Kur'an'a karşı duyduğunuz aşk
derecesindeki hayranlığın sebebini açıklayabilir
misiniz?" diye sorması üzerine, Andre Miquel , in :
"Montpellier'de bir kitapçı dükkanında, en
eskilerden olan Savary'nin bir Kur'an tercümesini gördüm. O sıralar 17
yaşındaydım.
Metindeki mesajda Allah'ın birliğinin açıkça ve
kıskançca savunulması ve Allah'ın tarifi üzerine
İslam'ın yüksek düşüncesi beni bir başka dünyaya götürdü.
Tercümeye bile yansıyan metindeki müstesna edebi değerler beni tarifi
. imkansız bir hayranlığa boğdu. Bu heyecanı hiçbir
zaman kaybetmedim" diye cevap verdiğini...(333)
Rus Çarı'na Tokat Gibi Cevap
İmkansızlıklar içinde Kafkasya
dağlarında yıllarca sürdürdüğü özgürlük mücadelesinden
sonra Ruslara esir düşen Kafkas kartalı Şeyh Şamil'in büyük
bir törenle Petersburg'a getirilip, şerefine büyük balo
düzenlendiğini ve Çar ll. Aleksandr'ın.Şamil' e bu baloyu
nasıl bulduğunu sorması üzerine Büyük İmam'ın:
"Çar hazretlerine meçhul değildir ki Cenab-ı
Hak dünyayı Hristiyanlara ve ahireti Müslümanlara vaad buyurmuşlar. O
İlahi 'Cennet'e gidemeyeceğinize göre, dünyayı Cennet'e
çevirmekte çok isabet buyurmuşsunuz" diye müthiş bir cevap
verdiğini . . . (334)
Çağın Doruğuna UIaşmış
Müslüman Mühendis"
Batılı kaynakların "Çağın
doruğuna ulaşmış Müslüman mühendis diye tarif ettikleri
Ebul İz el-
Cezeri'nin(l 136/1206), kendisinden tam 800 yıl sonra
ortaya çıkacak olan sibernetik bilimini ve otomasyon teknolojisini bularak
böylesine sistemler kurulabileceğini tesbit edip, inşa ettiği
makinelerle de bunu ispatlamış bir İslam alimi olduğunu...
(335) Biliyor muydunuz?
Dualarla Arşa Uzanan Ordu
Alim, adil ve dindar bir şahsiyet olmasının
yanı sıra cesaret ve isabetli kararlarıyla sultanların
başarılarında büyük hisse sahibi olan Selçuklu veziri
Nizamülmülk'ün, otorite ve dirayetle yirmisekiz yıl boyunca
taçlandırdığı vezirlik makamını ve
hayatını bir Batıni fedaisi tarafından hançerlenerek
kaybettiğini...
Büyük nüfuzu sebebiyle muhalifleri tarafından sık
sık sultana şikayet edilen Nizamülmülk için bir defasında:
"Nizamülmülk her yıl fakirlere, sufilere 300 bin dinar veriyor.
Eğer bu para orduya tahsis edilse, İstanbul'u bile fethetmek mümkün
olur" diye Sultan'ın kulağına fısıldanınca,
Melikşah'ın durumu Nizamülmülk'e sorduğunu ve bu büyük vezirden:
"Ey alemin sultanı ! . Allah sana ve bana,
kullarından hiç kimseye nasib olmayan lütuf ve ihsanda bulunmuştur.
Buna karşılık sen, Allah'ın dinini yükseltmeye
çalışan, O'nun Aziz Kitabı'nı hamil bulunan kimselere
yılda 300 bin dinar sarfetsen çok mudur?
Sen askere her yıl bunun iki katını harcıyorsun.
Halbuki onların en kuvvetli ve en iyi nişancısının oku
bir milden ileri gidemez. Ben ise sarfettiğim bu para ile öyle bir ordu
techiz ediyorum ki, onların orduları ta arşa kadar gider ve Allaha
vasıl olmalarına hiçbir engel yoktur cevabını aldığını...(336)
Batılı Gözüyle Türkler
Birçok batılı yazarın, Osmanlı'yı
muhteşem yapan dinamikleri öğrenmek gayesi ile bizim
topraklarımıza seyahatler tertip ettiğini. . .
Bunlardan biri olan Edmondo De Amicis'in İstanbuI
adlı eserinde Türklerin özellikleriyle alakalı olarak:
Türkler, uzak ve belirsiz bir şeyleri düşünen
insanların görünümüne sahipler. Hepsi de sabit fikre dalmış
filozof veya bulundukları yeri ve çevrelerindeki şeyleri fark
etmeksizin yürüyen uyur gezerler gibi görünmektedirler.
Hepsi de büyük ufukları seyretmeye
alışmış kimseler gibi ileriye ve uzaklara bakan ve
gözlerinde ve ağızlarında belli bir üzüntü ifadesi
vardır" diye yazdığını...(337)
İslam' ı Parçalama Planları
Napolyon Bonapart'ın sömürmek gayesi ile gittiği
Mısır'ı işgali sırasında beraberinde
getirdiği "Yakın Doğu Toplumu ve Kültürü "
kitabının yazarı bir Fransız
araştırmacısının:
"Biz her İslam ülkesinde İslam öncesi
kültürleri ortaya çıkarmak için toprağı kazdık.
Tabiatıyla, İslam öncesi inançları Müslümanlara . giydirmek
mümkün değildir. Fakat çocuklarını, İslamiyetle o eski
medeniyetler arasında mütereddit kılmak bize yetiyordu" diyerek
sinsi düşüncelerini ortaya koyduğunu . . . (338)
Enteresan Bir Tüzük
Osmanlıda esnaf ve sanatkarlar hakkındaki
tüzüklerden "hamamcılar" ile ilgili kısmında:
... Kafir başını ve uyuş
başını tıraş ettiği ustura ile Müslümanların
başını tıraş etmeyeler, onun
gibilerin usturaları ayrı ola. Ve natır
(hizmetli), futayı (peştemal) pak ve temiz tuta ve adamına göre
futa vere. Delikli ve kısa futa olmaya ve kafire ayrı futa vereler.
Verdikleri futanın ayrı işareti ola. Ve kafir yüzünü
sildiği rida ile Müslüman yüzünü silmeye. Velhasıl Müslümanların
her nesnesi ayrı ola. Eğer inad ederlerse muhkem ta'zir edip haklarından
geline " diye yazdığını...(339)
Fakir Ama İzzetli Bir Hayat
İstiklal marşımızın yaslı
şairi Mehmet Akif Ersoy'un hayatının hep fakr u zaruretler
içinde geçtiğini...
Memleketinden ayrılıp Mısır' a
gittiğinde evinde eşya namına sadece birkaç kanepe, iki demir
ayak üzerine konulmuş bir kaç tahtadan ibaret karyola vazifesi görür
birşey bir hasır seccade, bir nalın ve bir divit
bulunduğunu .
Ve bu büyük üstad' ın evden eve taşınırken
konu komşu eşyalarını görmesin diye geceleri
taşındığını . . . (340)
Sin Şın a Girdiğinde
15 Aralık l516da Şama giren Yavuz Sultan Selim
Han'ın,metruk halde bulunan Muhyiddin-i Arabi'nin türbesini ortaya
çıkarttığını ve vefatından önce "Sin
(Selim), Sin a (Şam) girdiğinde benim kabrim ortaya
çıkacaktır diyen Muhyiddin Arabi'nin kerametinin
gerçekleştiğini...(341)
Tokat
Bursa'yı Yunanlılar işgal ettiğinde Pir
Emir türbesine bakan türbedarın, mezarı bastonla dürtüp.
"Ya pir Bursa'yı Yunanlılar işgal etti,
kalk kurtar dediğini ve türbedarın gece rüyasında Pir Emir
Hazretlerini görüp, Emir in kendisine :
"Behey ahmak, vatanı düşmandan kurtarmak
ölülerin değil dirilerin hakkıdır!" diyerek
hışımla bir tokat aşkettiğini , .
ve türbedarın korku içinde uyandığında
çenesinin yamulmuş olduğunu gördüğünü ölünceye kadar çenesinin
düzelmediğini. . .(342)
Büyük İbret
1971 öğrenci hadiseleri başladığında,
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde namaz kılan öğrencileri
mescidde döven militanların daha sonra Nurhak dağlarında, hem de
dövdüğü Müslüman öğrencinin babasının tarlasında
askeri kuvvetler tarafından öldürüldüğünü . . . (343) .
Çocuğunu Satılığa Çıkaran
Kadın
Çok zor şartlar altında devleti 33 yıl dahice
idare eden Abdulhamid Hanın Osmanlı tahtından indirilmesinden
sonra Osmanlı Devleti'nin başına Balkan gailesi
açılıp, Sırp Yunan.
Bulgar ve Karadağlı çapulcuların İstanbul
önlerine kadar gelmeleri üzerine, binlerce kilometre ötedeki Müslüman Hintli
kardeşlerimizin , İslam'ın son hür kalesi olan Hilafet merkezi
Osmanlı'ya yardım elini uzatmak için
çırpındıklarını...
Genç kızların çeyizlerini, ihtiyarların cenaze
masrafları için bir köşeye ayırdıkları paralara kadar
neleri varsa ortaya dökdüklerini, , , Bu yardım toplama kampanyası
sırasında Peşaver'de çok fakir bir kadının, verecek
birşeyi olmaması üzerine kucağındaki mini mini yavrusunu
halka gösterip onu satılığa çıkartıp,
karşılığında alacağı parayı
Osmanlı'ya yardım için vereceğini ilan ettiğini . . . (344)
Kur'an'ın Tazeliği
Bir batılı düşünür olan Bernard Shaw'a
"Sizce yeryüzünde en ilgi çekici hadise nedir?" diye bir sual
sorulduğunda, Shaw'ın :
"Yeryüzünde bunca kavga ve düşünce karmaşasına
rağmen Kur'an'ın tazeliğini korumasıdır" diye
cevap verdiğini,.. (345)
Cemiyetin Ahlaki Yapısının Çimentosu
Dini inanç ve manevi değerlerin gençleri sapmalardan ve
aşırılıklardan koruyarak cemiyetin ahlaki
yapısının çimentosunu oluşturduğunu . . .
Ruhi tatminsizliğin sapık cereyanlara dönüşerek
akıl almaz derecede suç nisbetini artırdığı ABD'de,
eski başkanlardan Ronald Regan'ın:"Sınıflarda dua
etmek için verilen önergeyi destekleyeceğini ve okullarda, Allah'a imana
ve disipline başvurularak anarşi ve uyuşturucu madde
alışkanlığının sokağa
atılacağını " ifade ettiğini...
Yine Regan'ın, "Kutsal kitabın on emrine uygun
olarak yaşamak için daha çok gayret sarfedersek "alkolizimle ve
bulaşıcı hastalıklarla mücadelede hükümetlerin
harcadığı milyonları tasarruf edeceğiz"
dediğini... (346)
İlk Dışkı Yedirme Hadisesi
İnsanlara dışkı yedirme hadisesine ilk
defa CHP iktidarı döneminde rastlanıldığını
1947 yılında Demokratik Parti'li bir kooperatif
başkanının hükümet tarafından vazifeden
alınmasına karşı çıkan İsparta'nın Senirkent
bucağı halkıyla, Jandarma kuvvetleri arasında çıkan
çatışmalarda jandarmaların köylüleri dayaktan geçirerek,
dışkı yedirme idrar yaptırdıkları şapkayı
başına geçirme ve yere yatırıp üstüne binerek dolaşma
gibi işkenceler uyguladıklarını . . . (347)
Ulu Çınarın Serencamı
Şanlı Osmanlı Devleti'nin 1299
yılında kurulup 1922 yılında tarihe intikal ederek
benzersiz bir şekilde 623 yıl gibi uzun bir süre
varlığını sürdürdüğünü...
Bu Kerim Devlet'in, kuruluşundan 230 yıl sonra
Viyana kapılarına dayanarak, bir mille ve devletin; başka
ırk, başka dil, başka din ve başka kültür dünyasına,
bu kadar kısa zaman içinde böylesine hakim olup tesir edişine tarihte
başka hiç rastlanılmadığını . . .
Fakat aynı tarihin, bu bu koca Osmanlı Devleti'nin
46 yıl gibi çok kısa bir süre içinde mahvoluşundaki süratine de
şahit olmadığını...(348)
27 Mayıs Darbesinde Amerikan Parmağı
27 Mayıs hareketinin gerçekleştirilerek Adnan
Menderes ve Fatin Rüşdü Zorlu'nun işbaşından
uzaklaştırılmasını herkesten fazla Amerikalıların
istediklerini...
NATO'ya girerek Türkiye'de Amerika Birleşik Devletlerine
üs açan Menderes hükümetinin, bunun karşılığı olarak
Amerika'nın teknik imkanlarından faydalanarak ülkemizi
kalkındırmayı düşündüklerini, fakat
Amerikalıların mükellefiyetlerini yerine getirmeyip savsaklayarak
Türkiye'den azla idare etmesini istediklerini . . .
Bunun ilk örneği olarak, Türkiye için zirai alanda büyük
bir atılıma sebep olacak olan traktör alımı meselesini
Amerikanın kabul ettiğini, fakat bunları verirken, yapılan
anlaşmada, bu traktörlerin pamuk ekimine tahsis edilen tarlalarda
kullanılamayacağı yolunda bir hüküm koymak istediğini...
Oysa, o yıllarda Türkiye'nin ihracatında en büyük
iki kaleminden birini pamuğun teşkil ettiğini...
Dünya pamuk piyasasının bir numaralı üreticisi
olan ABD'nin, pazardaki payının yüzde 1-2 nisbetinde bile
düşmesine tahammül edemediğini Menderes ve Zorlu'nun, ABD'nin bu
sinsi politikasının farkına vararak ilişkilerde daha
dikkatli bir tavır aldıklarını ve dolayısı ile
menfaati zedelenen Amerikalıların DP iktidarını gözden
çıkardıklarını . . . (349)
İlim Aşkının
Yaptırdıkları
İlim aşkıyla yanıp tutuşan büyük alim
Cahız'ın (V.255/ 866), kitap almaya para . .
yetiştiremediği için . kitapçı
dükkanlarını geceleri kiralayıp sabaha kadar gözünü kırpmadan
kitap okuduğunu . . . (350)
Müslümanlar ve Kağıtçılık
Müslüman Arapların İ'la-yı Kelimetullah
adına çıktıkları Orta Asya seferleri sırasında,
134/751 yılında Semerkand yakınlarında meydana gelen bir
savaşta çok sayıda Çinli'yi esir aldıklarını ve daha
sonra bunlardan kağıtçılık sanatını
öğrendiklerini . . . .
Böylece Müslümanların 178/794 yılında
Bağdat şehrinde dünyanın ikinci büyük kağıt
imalathanesini kurduklarını ve daha sonra da kağıt
imalatının 900 senesinde Kahire'ye, 1100'de Merakeş'e ve 1144te
de Endülüs'e ulaştığını...
Buradan da Avrupa Hristiyan alemine geçerek ilk olarak 1268
yılında İtalya'da kağıt imalathanelerin kurulup
üretime geçtiğini. . .(351)
Evren Paşa ve Osmanlıca
12 Eylül ihtilalinin baş mimarı ve 7.
Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in, bir mevzu münasebetiyle
Osmanlıca'nın mükemmelliğinden :
"Ben Osmanlıca yazıyı rahat okurum ve
bütün notlarımı eski yazıyla tutarım. Bunun
Atatürkçülüğe aykırı bir tarafı yok. Bir kere
ortalıkta kaldığı zaman herkes okuyamıyor.
İkincisi bir çeşit steno olmuş oluyor. diye
bahsettiğini...(352)
Fatih İle Napolyon Arasındaki Fark
Adı dünya tarihindeki büyük kumandanlar arasında
anılan Napolyon Bonapart'a, Saint Helena adasında hapis
bulunduğu sırada "Kimler büyük adamdır?" diye
sormaları üzerine Bonapart'ın Fatih Sultan Mehmed'den bahsederek:
"Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam.
'Niçin?' derseniz, bana pek acı gelen bir gerçeği açıklamam icap
eder ki o da şudur..
Ben kılıçla fethettiğim yerleri, hayatta iken
geri vermiş bir bedbahtım. O ise, fethettiği yerleri nesilden
nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir
bahtiyardır" diyerek bir hakikati ortaya koyduğunu...(353)
Biliyor muydunuz?
Uluğ Bey ve Rasathanesi
Büyük İslam astronomu ve devlet adamı Uluğ Bey'
in 11394/1449), Semerkant'da kurmuş olduğu rasathanesinde,yeryüzünün
güneş etrafındaki tam devrini yani bir yılı, 365 yeryüzünün
güneş gün 6 saat, 9 dakika, 6 saniye olarak
hesapladığını...
Aradan asırlar geçip 20. yüzyılın en modern
cihazları ile yapılan hesaplarla, Uluğ Bey'in hesapları
arasında sadece 58 saniye farkın bulunduğunu... (354)
Vah Türkistan
Rusların Türkistan'ı işgal etmesinden önce,
ülkede korkunç bir cehalet ve bağnazlığın hüküm
sürdüğünü...
Rus saldırganlara karşı ülkesini savunmak için
silahlarına sarılanlara karşı :
"Elinizdeki silahlar domuzyağı ile
yağlanmıştır. İsam'da domuza da domuz yağına
da dokunmak haramdır" diye, milletin silahlarını ellerinden
atmalarına sebep olacak akıl almaz fetvalar yayınlandığını...(355)
Fatin Rüştü Zorlu'nun Fanatizmi
29 Ağustos 1955'de başlayan Kıbrıs
Konferansı öncesin de, Ankara'daki İngiliz Büyükelçiliği'nin
Londra'ya gönderdiği raporda, Dışişleri Bakanı Fatin
Rüşdü Zorlu hakkında:
1910'da doğdu. İnsafsız ve alaycı fakat
yetenekli.Türk menfaatlerini korumada fanatizm derecesinde dikkatli.
Batıcılık kisvesi altında muhtemelen bir yabancı
düşmanı ve inatçı bir müzakereci... " diye
yazıldığını...
"Türk menfaatlerinin korunmasında fanatizm
derecesinde dikkatli..." denilen bu Menderes hükümetinin
Dışişleri Bakanı'nı ise bizim, darağacında
sallandırarak mükafatlandırdığımızı(!). .
.(356)
Kasırgadan Seher Yeline
İtalyan şairi Tasse 'nin, Türkleri
tanıdıktan sonra, onlar hakkındaki görüşlerini
hayranlık içinde:
Deviren, kırıp-döken, silip-süpüren yaman bir
kasırgayı seher gibi yumuşatmak mümkün müdür? Korkunç
dalgalarını kabarta kabarta yürüyen bir denizi birden
sakinleştirmek kabil midir.?Yıldırımı güle çevirmek
imkanı var mıdır? İnsanlar bu sorulara 'hayır,
hayır' demekte tereddüt etmez değil mi? Halbuki ben,
kasırganın seher yeline,Coşkun denizin sevimli bir göle,
yıldırımın güle inkılap ettiğini gördüm. Türkten
bahsediyorum. Düşmanına saldırırken amansız bir
kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bır
yıldırıma benzeyen Türk, dost yanında ve silahsız
kalmış bir düşmanın karşısında bir seher
yelidir,bir güldür" diyerek ifade ettiğini.. (357)
İslamiyeti Islah Projesi !
1928 da İstanbul İlahiyat Fakültesi'ne mensup bir
heyet tarafından 'İslamiyeti İslah" adı altında
bir proje hazırlandığını. . .
Bu projenin bazı maddeleri arasında:
"İbadetin lisan Türkçe olmalı mabetlerde sıralar
elbiselikler tesis edilmeli ve temiz ayakkabı ile girilmeli. Mabedlere
musiki aletleri konulmalı. . ." vs. gibi hezeyanlar
bulunduğunu..
Heyette oldukları halde bu hıyanet projesine
Babanzade Ahmet Naim ile Ferit Kam'ın imza koymadığını
. (358)
Coşkun Kırca'nın Fatin Rüşdü
Zorlu'ya Ettikleri
27 Mayıs devriminden sonra dönemin
Dışişleri Bakanı Fatin Rüşdü Zorlunun Yassıadada
6 7Eylül hadiselerinin tertipçilerinden olmakla suçlanıp
yargılandığını...
Yüce Divan'da kendi isteği ile kamu tanıklığı
yapan o zamanın NATO ikinci katibi Coşkun Kırca'nın , Zorlu
'yu suçlamak için gerçekleri çarpıttığını ve Zorlu'nun
bu davadan altı yıl hapse mahkum olduğunu... .
Coşkun Kırca'nın bunu yapmaktaki gayesininin,
davanın sanıkları arasında bulunan kayınpederi Fuat
Köprülü'yü kurtarmak olduğunu ve bu uğurda her çareye
başvurmayı meşru gördüğünü. . .(359)
Abdülhamid Han'da Yerli Sanayi Düşüncesi
Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid Han'ın sade
olmakla birlikte giyiminin kendine has bir zarafeti olduğunu, hatta yeni
elbise giyenlere karşı: "Benimki sizinki kadar şık
değil ama, halis Türk malı Hereke kumaşıdır. "
diye övündüğünü...
Kendisine bir yabancı firma tarafından yeni
çıkartılan otomobillerden biri hediye edileceği zaman, "Ben
bozulduğu zaman yedek parçası memleketimize imal edilmeyen
makinayı kullanmak istemem." diyerek almayı reddettiğini ve
böylece sanayi politikası bakımından hala bugün bile geçerli
olabilecek bir görüşü dile getirdiğini...
Fakat hadiselere atgözlüğü ile bakan bazı
tarihçilerin Abdülhamid Han'ın bu korumacı metodunu hiç hesaba
katmadan , onun, vehimlendiği için arabayı kabul etmediği
safsatasını yaydıklarını. . .(360)
Padişahlı MasaI Yasağı
Yeni Cumhuriyet düzeniyle birlikte, eskiye ait değer
hükümlerinin ve bunları temsil eden şahısların
hafızalardan silinmesi için olağanüstü gayretler
sarfedildiğini...
Prof. Pertev Naili Boratav ın o dönemin
panoramasını çizerken konu ile alakalı olarak:
"Bir Maarif şurası'nda, hatırlarım,
çocuk kitapları meselesi üzerinde tartışılırken,
'Masallarda padişahtan söz edilmesi, çocukların cumhuriyet düzenine
olan bağlarını gevşetebilir. padişahsız,
şehzadesiz masallar yazılmalı çocuklar için biçiminde
düşünceler ortaya atılmıştı." diyerek binlerce
yıllık ananevi halk kültürünün ürünleri olan anonim masallarımızın
ortadan kaldırılmak istenildiğini... (361)
Ismarlama Milletvekili
1931 yılında 2. Ordu Müfettişi Fahreddin
Altay'a, Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Sekreteri Recep Peker'den bir
telgraf gelip, telgrafta kendisinden bir "köylü meb'us"
bulmasını istediğini. Gönderilen telgrafta, ısmarlanan
meb'usun özellikleri ile alakalı olarak :
"Paşa hazretlerine,
Konya'dan bir çiftçi meb'us yapmak kararındayız.
Reisi cumhur hazretleri arzu edilen evsafta bir namzet bulunması
işinin bizzat zat-ı devletlerine havalesini irade buyurdular.
Namzette arzu edilen evsafın esaslarını aşağıda
yazıyorum:
Namzet mütegallibe olmamalı, kimsenin adamı
bulunmamalı, az çok arazi ve çift çubuk sahibi olmalıdır. Civar
veya tensib buyurulacak köylerden bizzat görülüp seçilmesi hususunda zat-ı
devletlerinin zahmet ihtiyar buyurmalarını rica ederim. Eskiden
askerlik yapanlar tercih edilebilir Esaslar şunlardır.
1- Namzet meb'us seçildikten sonra da çiftçi kalacak,
hayatını terketmeyecek, mesleğine daima sadık
kalacaktır.
Meb'usluğunda, tatil zamanında yine mesleğine
merbut kalacak, tatilinde köyünde aynı hayat tarzını
yaşayacaktır
2- Behemehal milliyetperver olacak, beynelmilel her cereyana
aleyhtar bulunacak, gerek meclisteki hal, vaziyet söz ve faaliyetinde ve gerek
meslekdaşları ile temaslarında daima bu nokta-i nazarı
takip edecek.
3- Cumhuriyet Halk Fıkrası'na ve onun bütün
prensiplerine, akidelerine, hareketlerine tam sadakat sahibi olacak ve
meb'usluğu müddetince bu vaziyetini muhafaza edecek,mutaassıp
olmayacak.
4- Meclis'teki hayatında hal ve vaziyeti ve kıyafeti
esas memleketindeki gibi olacak, meclis içtimalarına ve her yere kasketi,
poturu ile gelecek, gündelik hayat tarzını değiştirmeyecek,
yalnız merasim günlerinde herkes gibi frak-jaketredingot giyecek.
5- Yeni harflerle az çok okur-yazar olacak, bu hususta
eksikliği varsa meclisteki hizmeti esnasında çalışıp
tamamlayacak.
6- Konuşkan, zeki ve akl-ı selim sahibi olacak, çok
yaşlı ve mütegallibe olmayacak.
7- Mücadele-i Milliye'de bir lekesi olmamalı, muhitinde
nazar-ı dikkati calip bir kusur ve sevimsizliği bulunmamalı.
Milli Mücadele'de hizmet etmeleri ve intibahatta ve diğer
vesilelerle fırkamıza hizmet etmiş olması arzu olunur. Hiç
olmazsa muarız bulunmamış olmalı, fırkaya kaydı
yoksa derhal yaptırılmalıdır" diye
yazıldığını...
Fahreddin Altay'ın bu siparişi alır almaz
Konya'nın merkez ilçelerinde günler süren aramalar sonucunda aranan vasfa
uygun biri olarak Mustafa Lütfi Bey'i bulduğunu ve bu ısmarlama
zatın mecliste sekiz yıl milletvekilliği
yaptığını . (362)
Osmanlı 'ya Karşı Batının
Çirkin Yüzü ve Pis Oyunları
Batılıların emperyalist gayeli
entrikalarına karşı 33 yıl fasılasız mücadele
veren büyük siyaset dahisi Abdülhamid Han'a, gayelerine vasıl olamayan bu
batılılar tarafından akla hayale gelmedik iftiralar
atıldığını...
Albert Vandal'ın "Le Sultan Rouğe"
(Kızıl Sultan) sloganının, maşası haline gelen
Jöntürkler tarafından benimsendiğini .
Yine Osmanlı düşmanı İngiliz
Başbakanı Glodstone' un Sultan Abdülhamid için uydurduğu
"The Great Crimminal" (Büyük Cani)
yakıştırmasının Jöntürkler tarafından pek
beğenilerek devrim tarihçiliği terminolojisine
kazandırıldığını...
Beş parasız yurt dışına kaçan bu
Jöntürkler'in Sultan Abdülhamid 'e karşı Avrupa'nın (hatta
ABD'nin) toplam 29 büyük kentinde 160 gazete
yayınladıklarını.
Aynı zaman zarfında bütün Osmanlı Devleti
sınırları içinde 125 gazete çıkarıldığı
hesaba katılırsa batılı emperyalist güçlerin
Osmanlı'yı parçalamak için böylesine büyük maddi finansman ortaya
döktüklerini... (363)
İnönü Devri Basın İstibdadı
Gazeteci yazar Ziyad Ebuzziya'nın 1940-47
yılları arasın da çıkarmış olduğu Tasvir
efkar" Tasvir " gazetelerinin ve devrin tek parti idaresi
tarafın onaltı defa kapatıldığını...
Bunların çoğunda sadece görülen lüzum üzerine"
veya"kapatılmıştır" sözleriyle yetinilip kapatma
sebebi bildirilme tenezzülü ve cesareti göstermeyip, ekseriyetle de bu
kararların telefonla bildirildiğini . . .
Yine Ziyad Ebuzziya'nın Tasvir-i Efkar gazetesi, devrin
milli şefi İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü'nün Ankara' da bir
okuldan çıkarken çekilen resminin gazetenin üçüncü sayfasına
konulmasının hakaret sayılarak on gün
kapatıldığını...
Yine bu yıllarda, zamanın Matbuat Umum Müdürü Selim
Sarper in,. Bir gazetenin şeref yerinin sağ üst köşe mi? Sol üst
köşe mi?" olduğunu tartışarak, İnönü'nün resmini
ve hakkında çıkacak haberlerin buraya konulmasını, aksi
takdirde gazetelerin kapatılacağını ihtar ettiğini . .
(364)
İstiklal Marşımıza Hücumlar
"Dindar bir adam yazmıştır" diye
değiştirilmeye ve hor görülmeye başlanan "İstiklal
Marşı"mıza karşı ilk hücumların İsmet
İnönu hükümeti zamanında ve Cumhuriyet Halk Partisı nin
yayın organı gazeteler tarafından organize edildiğini .
İlahi takdire bakın ki, bu milli marşımızın
kırkiki yıl da yirmibir defa değiştirilmek istenilmesine
rağmen o günden bu güne hiç bir faninin ve eli dilinin bunu
başaramadığını. . .(365) Biliyormuydunuz?
Cumhuriyet Aydınının İnanç Tablosu
Zekeriya Sertel'in l927'de çıkardıgı Resimli Ay
mecmuasının düzenlediği "inanç" konulu ankete cevap
veren yazar Reşat Nuri Güntekin'in:
Dünyaya gözlerimizi kapar kapamaz başka bir dünyaya
doğacağımızı, bütün düşündüğümüz,
istediğimiz, sevdiğimiz şeyleri orada
bulacağımızı ümit etmek çok güzel şey.
. Fakat ben bu saadeti çoktan kaybettim." diye ümitsiz
bir cevap verdiğini . . .
Selim Sırrı Tarcan'ın, "Mahşer'e, Cennet
ve Cehennem'e inanacak kadar safdil olmadığını
söylediğini...
Abdullah Cevdet'in ahiret inancını tamamen
reddederek bu inancın "ecdaddan intikal etmiş hasletler"
olduğunu beyan ettiğini . .
Ve ilahiyat pröfesörü ve müstakbel CHP
başkanlarından Şemseddin Günaltay'ın ise
"İnanç" ile alakalı olarak "dünya, yalnız
dünya" felsefesiyle görüyorsunuz, hep dünya işleriyle
meşgulüm" cevabını verdiğini...(366)
Milli Koruma Kanunu
Cumhuriyet sonrası ekonomiyi savaş
şartlarına göre düzenlemek için çıkartılan "Milli
Koruma Kanunu" ile memleketimizde tam bir sefalet döneminin
başladığını...
Bu "Milli Koruma kanunu"na göre 40 dönümden az
arazisi olan küçük çiftçilerin bütün öküzlerine devletçe el konulduğunu. .
.
Tarım ürünlerinin büyük bir bölümüne devletçe el konulduğundan
, Trakya bölgemizin köylerinde açlıktan ölenlerin olduğunu. . .
Toprak Mahsuleri Ofisi'nin yeni kurulmasından dolayı
depolanamayan buğdayların tren yolu kenarlarında çürümeye terk
edildiğini . . .
Başbakan Şükrü Saraçoğlu'nun: "Zengin ve
paralı adamlar için bir mesele mevcut değildir" diyerek bu
durumu itiraf ettiğini. . .
Vurguncu ve stokçular zümresinin türeyip, Saraçoğlu'nun
ardından Başbakan olan Refik Saydamın bile evinde çuvallarla
stoklanmış malların bulunduğnu... (367)
Osmanlı'nın Dayısı
Osmanlı Devleti'nin Cezayir Beylerbeyi Dayı Hasan
Paşa ile ABD Cumhurbaşkanı George Washington arasında
1795'te yapılan bir anlaşmaya göre, Dayı Hasan
Paşa'nın Amerikan gemilerini vergiye, daha doğrusu haraca
bağladığını...
ABD'nin yabancı dille(Türkçe) yapmış
olduğu bu ilk ve tek anlaşmaya göre Amerikalıların 12 bin
Cezayir sikkesi veya 642 bin ABD altını vergi(haraç) vermeyi kabul
etmek zorunda kaldıklarını. . .(368)
Fatih'in Topları
Büyük dahi Sultan Mehmed'in, İstanbul'un fethi için
balistik hesaplarını bizzat kendisinin yaptığı,
yaklaşık 17 ton bakır kullanılarak dökülen ve 1,5 ton
ağırlığındaki mermileri 1000 metre uzağa atabilen
"şahi" adını verdiği muazzam toplar
döktürdüğünü...
50 çift manda ve 700 askerle iki ayda Edirne'den İstanbul
yakınlarına getirilebilen bu, o zamana kadar misli görülmemiş
topların ilk deneme atışları yapılmadan önce
yakında bulunan kimselerin dillerini yutmamaları ve gebe
kadınların çocuklarını düşürmemeleri için şehrin
her tarafına münadiler salınarak topların
atılacağı zamanın ilan ettirildiğini... (369)
Osmanlı Düşmanlığının
Böylesi
Cumhuriyet'in ilanından sonra 3 Mart 1924 tarihinde 431
sayılı kanun ile Hilafet'in kaldırılıp Osmanlı
hanedanına mensup kimselerin yurt dışına sürgü
gönderilmesine karar verildiğini. . .
Bu konunun mecliste görüşülmesi sırasında
bazılarının hiç olmazsa kadınların memleketten
çıkartılmamasına dair bir teklif ileri sürmesi üzerine, mecliste
bulunan bazı meb'usların masaların üzerine çıkıp
tepinerek "Olamaz!" diye haykırdıklarını...
Topçu İhsan namındaki ecdad düşmanı bir
kendini bilmez birinin de :
"Osmanlı hanedanının hepsi sürülmelidir.
Ne erkeği kalsın ne kadını... Hatta ölülerinin kemiklerini
bile mezarlarından çıkarıp atmak lazım gelir." deme
utanmazlığını göstererek, Horasan'dan kopup gelerek Söğüt'e
yerleşip oradan da koca bir cihan devleti çıkaran Osmanı
Hanedanı için böylesine haysiyet kırıcı teklifler ortaya
atabildiklerini...(370)
Ütopya ve Türkler
Hristiyan Avrupa'nın akıldışı
yönetimi karşısında arayış içine giren
batılı filozofların "Yaşayanlara kusursuz bir düzen
içinde var olma imkanı sağladığını kabul edilen
ideal ülke ütopya" arayışı içine girdiklerini...
Bu filozoflardan biri olan Tommaso Campanella' nın,
1602'de bu gaye ile La Citta del sole (Güneş Ülkesi) eserini
yazdığını ve bu eserinin hayata uygulanabilirliğini
ispat sadedinde :
"Güneş ülkeyi yer yüzünde bulmak mümkün mü? Fikir
hürriyetine, vicdan hürriyetine, lisan hürriyetine ilişmeyen Türklerin
mevcudiyeti hiç olmazsa yarın böyle bir ülkenin olacağını
zannettiriyor bana . .
Madem ki; düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini
zincire vurmayan bir millet, o cesur ve adil Türkler var, üzerinde yalnız
hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir Güneş Ülke niçin
vücut bulmasın!..." dediğini...(371)
Avrupa ve Biz
Cumhuriyet'in 10. yılı münasebeti ile düzenlenen bir
mitingde konuşan hatibin bir ara coşarak:"On yılda
Avrupa'yı on asır geride bıraktık!. ." diye
haykırması üzerine, şair Yahya Kemal Beyatlı'nın
esefle dizine vurarak:
"Yahu, şu Avrupa ile bir türlü beraber olamadık.
Ya geriye kalıyoruz, ya geçiyoruz..." dediğini...(372)
Kıyamete Kadar Çan Sesi Dinlemek
Ahmet Vefik Paşa' nın, Rumelihisarı' nın
üst tarafında kurulan "Robert Kolej" adlı misyoner
yuvasının arsasını Amerikalı protestan misyonerlere
sattığını...
Bu zatın, öldüğünde vasiyet ettiği gibi Eyyüb
Sultan 'a gömülmek istediğini, fakat zamanın padişahı
Abdülhamid Han'ın buna kat'iyen müsaade etmeyerek:
"Protestanlara arsa satan adam, kıyamete dek
onların çan sesini dinlesin" diyerek Eyyüb Sultan'a değil,
sattığı arsanın hemen önündeki Rumeli
mezarlığına gömülmesini emrettiğini. . .(373) Biliyor
muydunuz?
CHP'nin Seçim Zorbalıkları
l946'daki çok partili seçimlerde iktidarı bırakmak
istemeyen C.H.P'nin seçimlere müdahale ettiğini...
Demokrat Parti'nin, seçimi kazanıp 23 milletvekili
çıkardığı tam olarak besbelli olduğu halde,
İstanbul'un neticesinin derhal ilan edilmediğini...
Vali Lütfi Kırdar'ın dönemin meşhur bir
gazetecisini makamına çağırıp :
"Size güvenim olduğu için memlekete ait bir
davayı danışmak istiyorum. Evet, İstanbul'da DP seçimi
kesin bir şekilde kazandı. Fakat buradan Kazım Karabekir ,
Hamdullah Suphi Tanrıöver, Cemil Cahit Toydemir, Refet Bele ve Hüseyin
Cahit Yalçın'ın çıkarılması ve DP'ye ancak 18
kişilik bir yer bırakılması hakkında sıkı
bir emir aldım. Dürüst bir memur ve memleketçi sıfatıyla
nasıl hareket edeyim? Bu emri yerine getirmezsem İstanbul seçimlerini
kökünden bozmak için bahane aranması ve yeni partinin bu 18 kişilik
mühim kuvveti elinden kaçırması ihtimali vardır. Bana ne tavsiye
edersiniz?" diye sorduğunu...
Ve hakikaten de 24 Temmuz'da İstanbul DP'den seçimi
kazananlar listesinin 18 kişi olarak ilan edildiğini.... (374)
Orta Çağ Avrupasında Kitap
Orta Çağ'da İslam dünyasında 10 milyon mevcutlu
dev kütüphaneler bulunduğunu . İslam dünyasının 10.
yüzyılda, hem derlemelerin zenginliği, hem de kütüphanecilik
yöntemleri bakımından Avrupa kütüphaneciliğinden 200-300
yıl ileride olduğunu...
Aynı Orta Çağ Avrupası kütüphanelerinde
kitapların raflara zincirlerle bağlandığını ve
okuyucu kitap okumak istediği zaman bu kitabın rahleye zincirlerle
bağlanarak verildiğini...
Daha da ileri gidilerek kitapların demir
parmaklıklar arasından okutulduğunu . . . (375)
Manidar Bir İtiraf
ultan Abdülhamidin II. Meşrutiyet'in ilanından
onbeş gün sonra Meclisi Mebusan azalarına bir ziyafet
verdiğini...
Bu mühim hadiseyi, o akşamki ziyafette bulunmuş olan
İttihatçıların meşhur kalemşörü ,Abdülhamid
düşmanı Hüseyin Cahit(Yalçın)'ın "Meşrutiyet
Hatıraları"nda:
"Abdülhamid ile görüşen Avrupalılar onun pek
çekici ve bağlayıcı bir nezaketi ve şahsiyeti olduğunu
öteden beri yazarlardı. Bunu dalkavukluğa ve menfaatperestliğe
hamlederek inanmazdık. Fakat bu gece Abdülhamid'deki büyük cazibeyi ben de
yakından gördüm. Ziyafet sonunda hemen bütün mebusların kalbini
kazanmıştı" diye itiraf ettiğini.. .(376)
CHP' nin İhtilal Metotları
27 Mayıs 1960 darbesinden önceki dönemde CHP ve
iktidardaki DP arasında "ilan edilmemiş bir
savaş"ın olduğunu ve DP yönetimine karşı
muhalefetini sertleştiren İnönü' nün iktidara darbe tehditlerinde
bulunduğunu...
İsmet İnönü'nün o zamanki demeçleri arasında:
Seçim güvenliği üzerinde ısrar edeceğiz.
Vermezsen gideceksin hem de çok fena gideceksin. (17 Ekim 1958),
"Biz ihtilal ve inkılap rejiminden geldik." (18
Ekim 1958),
"Sabık Başbakan olmaktan korkan zatın
korktuğu en kısa zamanda başına gelecektir. " (17 Ocak
1960)gibi yakışıksız ifadelerin bulunduğunu . . .
Mayıs 1960'a yaklaştıkça demeçlerin daha da
sertleşerek:
"Biz ihtilal metodlarını izleriz.",
"Biz ihtilalden yetişmiş
insanlarız.", "Eğer insan hakları yürütülmez,
vatandaş hakları zorlanırsa, baskı rejimi kurulursa,
ihtilal mutlaka olur". ,
"şartlar tamam olduğu zaman, milletler için
ihtilal meşru haktır. ",
Eğer ihtilal ,Vatandaş için başka çıkar
yol yoktur' kanaati zihinlere yerleşirse, meşru bir hak olarak
kullanılacaktır. Bundan kaçınmak mümkün değildir."
şekline dönüştüğünü...
27 Mayıs darbesinin liderlerinden Orhan
Erkanlı'nın da, yıllar sonra hatıralarında bu sözlerin
kendilerini nasıl etkilediğini:
'İsmet Paşa'nın Meclis'te 'Şartlar tamam
olduğu zaman ihtilal meşru olur' dediği günün gecesi,
İstanbul'da bulunan arkadaşlarla toplanarak bu sözün
manasını değerlendirdiğimizi hatırlarım. Bizim
için en önemli problemlerden biri, İsmet Paşa faktörü idi. O gece
anlaşıldı ki, paşa bizimle olmasa dahi, ihtilalin
karşısında vaziyet almayacaktır. Bu sonuç bize güç ve
hız verdi.
Paşanın bizim örgütümüzle direkt bir irtibatı
hiçbir zaman olmamıştır. Eminim ki haberi olsaydı bizi
resmi makamlara bildirirdi. Fakat bizim için bu sözler birer yeşil
ışıktı. Paşanın da durumu bizim gibi görmesi,
maneviyatımızı yükseltiyordu" diyerek itiraf
ettiğini... (377)
Rumeli Hisarının Planı
Planları başta Fatih Sultan Mehmed olmak üzere Mimar
Muslihiddin tarafından çizilen ve inşaatında Koca Sultan ın
, bile taştaşıdığı Rumeli Hisarı'nın,
altı bin işçinin geceli gündüzlü vecd ve iman havasının
lezzeti ve heyecanı içinde çalışması sayesinde yüzotuziki
gün gibi akıl almaz bir zamanda bitirildiğini...
Hisarın planına kuş bakışı nazar
edildiği zaman, Arapça 'Muhammed" yazısı okunacak
şekilde olduğunu. . .
Bu muazzam abidenin "Mim" harflerinin olduğu
yerde kulelerin , "Ha " ve "Dal" harflerinin olduğu
yerde ise istihkamların yer aldığını... (378) Biliyor
muydunuz.?
Hassa Tacirleri
Zaman şeridini biraz geriye çevirip baktığımızda
, İstanbul sokaklarında başı bereli, ince tel gözlüklü
Yahudilerin "eskiciii " diye bağırarak para kazanmaya
çalıştıklarını ve Karaköy'de çöp bidonuna atılmış
balık kafalarını toplayıp, eve götürerek
karınlarını doyurduklarını İnşaat
işlerini Ermeni kalfaciyanların, tuğlacıyanların
yapıp , demircilerin ve kömürcülerin Rumlardan olduğunu...
Aynı dönemde Osmanlı tüccarlarının Hassa
Tacirleri" ünvanıyla Çin , Yemen , Moskova, Avusturya arasında
padişah fermanının gölgesinde gümrüksüz ve ülkesine girdiği
devletin koruması altında ticaret yaptıklarını...
Milletlerarası ticaret yapıp "Hassa
Taciri" ünvanını almanın ancak ehl-i namus, dürüst
Müslümanlara has olduğunu...
Bunların, yurt içinde derbentler tarafından
güvenlikleri sağlanıp, Yurt dışında da padişah
fermanıyla emniyet içinde dolaştıklarını ve
mallarına zarar geldiğinde devlet tarafından tazmin
edildiğini. . .(379)
İnönü Ansiklopedisi ve Bir İtiraf
İsmet İnönü'nün Milli Şef ve Değişmez
Genel Başkan" ünvanıyla anıldığı dönemde,
Milli Eğitim Bakanlığı'nca 1943 yılının
Cumhuriyet Bayramı'ndan itibaren "lnönü Ansiklopedisi "
adıyla neşrine başlanıp, daha sonra "Türk Ansiklopedis
i" adını alan bu eserin ancak kırk yılda tamamlanabildiğini...
Bu ansiklopedideki 'Sultan Vahdeddin" maddesinde:
Zeki ve bütün tarihi belgelerden
anlaşılacağı üzere son derece namuslu" diye
yazılarak, resmi görüşün rağmına hakikatin ifade
edilebildiğini...
Ancak bu gerçeğin, bir devlet ansiklopedisinde bu
şekilde itiraf edilmesinin bazı kimseleri oldukça tedirgin
ettiğini...
CHP Kocaeli milletvekili İsmail Arar'ın TBMM
başkanlığına bir takrir (önerge) vererek ansiklopedideki bu
maddenin kim tarafından yazıldığını Milli
Eğitim Bakanlığı'ndan açıklamasını
istediğini . . . (380)
Hüsnü Hatta Verilen Değer
Osmanlılarda ilim ve sanat erbabına verilen
ehemmiyetin bir göstergesi olarak hüsn-ü hat (güzel yazı) erbabına
pek ziyade hürmet edildiğini . . .
Çoğu Osmanlı kibarlarının,
konaklarına her gün bir hattatı davet ederek Kur'an-ı Kerim,
Buhari veya şifa-i şerif gibi kitaplardan hiç olmazsa bir-iki
satır olsun mutlaka yazdırarak teberrük edildiğini (mübarek
sayıldığını)...
Ve birçok Osmanlı zengininin, hüsn-ü hatla kazanılan
parayı, asıl helal para gözüyle bakarak hiç ihtiyaçları
olmadığı halde kitap yazıp para
kazandıklarını ve vefat ettiklerinde techiz ve tekfin
masraflarının bu paradan karşılanmasını vasiyet
etiklerini. . .(381)
Çarşafa ve Peçeye Dair
Cumhuriyet devrinin meşhur edebiyatçılarından
Yakup Kadri Karaosmaoğlunun, 1913 yılında yazıp, on
yıl sonra neşretiği Kadınlık ve Kadınlarımız"
adlı eserine de aldığı
"Çarşafa ve Peçeye Dair" isimli
yazısında bunlar hakkındaki fikirlerini :
"Bu çirkin asrın ve bu çirkin muhitin yegane süsü,
yegane güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir.
Yalnız bunlardır ki, gözlere hala bakmak tahammülünü, bakmak arzusunu
veriyor. Niçin ondan müşteki (şikayetçi) gibisiniz? O mazrufa bu
zarftan daha muvafık ne olabilir?
Sizi böyle gördükçe bir kadının nasıl böyle
giyinebileceğini düşünüyorum ve çarşafsız, peçesiz bir
kadın tahayyül edemiyorum . .. " diye başlayan çok güzel bir
yazı ile ifade ettiğini...
Yine Yakup Kadri'nin bu yazıyı neşrinden bir
müddet sonra "Hakimiyet-i Milliye" gazetesine başyazar
olduğunu..
Daha sonra "Ulus" adını alarak Halk
Partisi'nin yayın organı haline gelen bu gazetede yazılarına
devam eden Yakup Kadri'nin, 'Kıyafet Devrimi" yapıldıktan
sonra yüzseksen derece çark ederek ülkesi ve ülkesinin değerleri ile göbek
bağını koparıp çarşaf ve peçenin Türk cemiyeti
üzerinde bir kara leke olduğuna dair" yazılar
yazabildiğini...(382)
Yakup Kadri'nin Vasiyeti
Hayatı hep zikzaklar içinde geçmiş olan Cumhuriyet
devrinin meşhur yazarlarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun
öldüğü zaman okunan vasiyetnamesinde:
"Karımdan ve dostlarımdan son dileğim,
ölümümden sonra ne resmi ne de dini merasim isterim. Hastaneye
kaldırılacak cesedimin doğrudan doğruya mezarlığa
nakli..." diye yazdığını . . . biliyor muydunuz ?(383)
Hürmetin Böylesi
"Muhammed" isminde çok sevdiği bir hizmetçisi
bulunan 'Putkıran" lakaplı Hindistan fatihi Gazneli Mahmud 'un,
bu hizmetçisini devamlı ismiyle hitap ederek
çağırdığını. . .
Gazneli Mahmud'un, bu hizmetçisini günün birinde kendi ismiyle
değil de, babasının ismiyle çağırması üzerine
kalbi kırılan hizmetçisinin böyle davranmasının sebebini
sorması üzerine Peygamberimiz,in(sav) delicesine aşığı
olan Gazneli Mahmud'un: .
"Evladım, hergün sana 'Muhammed' isminle hitap
ediyordum. Zira abdestli bulunuyordum. Şu anda ise abdestim yok,
'Muhammed' ismini abdestsiz söylemekten haya ediyorum. Onun için seni
babanın ismiyle çağırdım. " diye cevap
verdiğini... (384) Biliyor muydunuz.?
SERMED KADiR
RENDA... Lu. 01.03.2004. PAZARTESi
Dipnotlar
1-Kafkas, Mehmed; Geçmişi Bilmek, cilt 1, Nil
Yay., İzmir/l993, s.231
2-Apuhan, Recep Şükrü; Ruhumda Darp İzi
Var,Timaş, İst/1990
3-Apuhan, Recep Şükrü;Batı'nın
Darağacında İsyan, Timaş, İst/1989 s.50
4-Apuhan, Recep Şükrü; Ruhumda Darp İzi
Var, Timaş İst?1990, s. 41
5-Yakın Tarihimiz, 6 Eylül 1962, cilt 3,
sayı: 28 s. 42. Vatan Gazetecilik A.Ş İst/1962
6-Refik,
ibrahim; 'Akıncı Millet" Sızıntı, sayı: 143,
Aralık/1991 s. 479
7-Köseoğlu,
Nevzat; Türk Medeniyeti Üzerine Düşünceler, Ötüken Yay. İst / 1990,
260
8-Gerger,Mehmet
Emin; Tanzimat'tan AET . 'ye Türkiye, İnkılab Yay. İst / 1989, s
42
9-Gürkan,
Ahmet;İsmet Paşa'nın Beytülmali,Ayyıldız mat.A.Ş.
Ankara/ 1970, 5. 22
10-Altınoluk
Dergisi, Şubat/1994, sayı: 96, s. 7
11-Bursalı,
Mustafa Necati; "Hilye-i Saadet",Köprü dergisi Temmuz/l990
sayı:40,s 6
s
136
12-Kısakürek,
N. Fazıl; Cinnet Mustatili, Büyük Doğu Yay., İst?1983, s.281
13-Apuhan,Recep
Şükrü; Batının Darağacında İsyan, Timaş,
İst?1989, s.100
14-Niyazi,
Mehmed;Medeniyet Ülkesini Arıyor, Tuğra Neşriyat, İst/91,
s. 51
15-Baykara,
Prof. Dr.Tuncer;Osmanlılarda Medeniyet Kavramı Akademi Kitab
evi,İzmir/1992,s 71 16-Kabacalı, Alpay; Arap Çöllerinde Türkler, Cem
Yay., İst/1990 s. 42
17-Altan,
Mehmed; Süperler ve Türkiye, İst?1986,sh. 87
18/a-Göze,
Ergun; Soruşturma, Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yay.,
İst/l987
18/b-Öztuna,Yılmaz;
Tarih Sohbetleri, Ötüken Yay, İst?1988, s 47
19-Harrıson,
Paul; üçüncü Dünyanın Batılılaştırılması,
Pınar Yay., İstanbul/ 1990, s 167
20-Refik,
ibrahim; Efsane Soluklar, Töv Yay.,İzmir/1992, s.49
21-Gerger, Mehmet Emin; Tanzimattan A.E. T . 'ye Türkiye, İnkılap Yay İst/1989, s 94
22-Badıllı, Abdülkadir; Beaiüzzaman
Saiadi Nursi, cilt 1, Timaş Yay., İst /1990. s 519
23- Devenpord, John; Kuran ve Mesajı,
Kültür-Basın Yay. Birliği, İst?88 s. 77
24- Özel,Mustafa; 'Laay Montagunun
Hatıralarında Osmanlı Toplumunda Ticaret ve
Azınlıklar",
Zaman
Gazetesi, 31 Temmuz 1989
25-Refik,
ibrahim; Efsane Soluklar T.Ö . V. Yay., İzmir/1992 s.51
26-Sevinç,
Necdet; Osmanlılarda Sosyo-ekonomik Yapı.Kutsan Yay İst / 1978
s. 150
27-Banarlı,
Nihat Sami; Devlet ve Devlet Terbiyesi, Kubbealtı Ne~riyat İst/ 1985,
sh 71
28-Mısıroğlu,
Kadir' Geçmiş Günü Anarken, cilt l .Sebil Yay. İst?93
sh. 132
29-Sur Dergisi, Aralık/1992, sayı:201,
s.37
30-Danişmend, İ Hakkı; Eski Türk
Seciye ve Ahlakı, İstanbul Kitabevi, İst? 1983, s 127
31-Kotan, Necati; Tarih Fıkraları, M E.B
Yay, İst/1988, s. 80
32-Niyazi, Mehmed;"Tarihe Saygı",
Zaman gazetesi, 14 Temmuz 1992
33-Özfatura, Necati; "Osmanlı",
Yeşilay dergisi, Ekim/1992, s.21
34-Bozgeyik, Burhan; Meşhurların Son
Anları, Türdav, İst/1993, sh 322
35-Düzdağ, Ertuğrul; M Akif Ersoy
Hakkınaa Araştırmalar, M.A.M Yay. İstanbul/1987 , s 326
36-Masor, Dr İlhami; Bir Ömür Boyunca,
Boğaziçi Yay., İst?1974, s 14
37-Ünver, Dr. A. Süheyl; Kırkambar, Türk Ev
Kadınları Kültür Derneği Yay. Ankara/1973, s 46
38-Bayat,Prof Dr Ali Haydar Keçecizade Mehmet Fuat
Paşa,Türk Dünyası Arş.Vakfı Yay.,İst,s.60 39-Aralov,
S. İ; Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları,
Birey-ToplumYay.İst/1985, s 233
40-Ayaşlı,Münevver.İşittiklerim,Gördüklerim,Bildiklerim,Boğaziçi
Yay.,İst?1990,s 13
41-Akbulut, Dr.İlhan; "Mehterhane ve Musikisi',
İlgi dergisi,sayı: 65 İst?1991, s 23
42-Avcı, Nabi; Enformatik Cehalet, Rehber
Yay, İst/1990, s. 141
43-Yayın Dünyasına Anahtar dergisi,
İst/1990, s 11
44-İnsan
ve Kainat dergisi, Kasım/1993, sayı; 99, s 63
45-Kabacalı, Alpay; Arap Çöllerinde
Türkler,Cem Yay., İst?1990, s 58
46-Ayverdi, Samiha; Küplüce'deki Köşk, Hülbe
Yay., Ankara/1989,s.28
47-Sevinç, Necdet; Osmanlılarda
Sosyo-ekonomik Yapı.KutsanYay., ist?1978, s 164
48-Öztuna, Yılmaz; Tarih Sohbetleri,
Ötüken Yay, İst/1988, s. 350
49-Ayverdi, Samiha; Ne idik Ne Olduk, Hülbe Yay.,
İst?1985, s. 118
50-Kara,
Mustafa; Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yay.,İst/1990, s.31
51-Refik,
İbrahim; Efsane Soluklar, T.Ö V. Yay, İzmir/1992, s. 36
52-Bakiler,Yavuz
Bülent; üsküp'ten Kosovaya, Polat Ofset matbaası, Ankara/ 1991, s.44
53-Ünüvar,Safiye;
Saray Hatıralarım, Cağaloğlu Yay, İst/1964, 521
54-Sur Dergisi, Nisan/1991, sayı: 181,s. 9
55-İsmail, Hekimoğlu; Derdimi Seviyorum,
cilt 2, Timaş, İst/1988, s 269
56-Bahadıroğlu,Yavuz; Yavuz Sultan Selim,
Yeni Asya Yay, İst/1989, s. 65
57-Apuhan, Recep Şükrü; Batının
Darağacında İsyan, Timaş, İst/1989, s. 135
58-Göze, Ergun; Soruşturma, Türk Dünyası
Araştırma Vakfı Yay. İst/1987, s. 231
59-Mısıroğlu, Kadir;
Osmanoğulları'nın Dramı, Sebil Yay. ist?1990, s. 109
60-Bardakçı, İlhan;Tarihten Bugüne,
Hülbe Yay., İst?1983 s 284
61-Mısıroğlu, Kadir
Osmanoğulları'nın Dramı, Sebil Yay., İst?1990 s. 80
62-Kabaklı, Ahmet; Temellerin
Duruşması, Türk Edebiyatı Vakfı Yay. ist? 1993 sh 135-136
63-Erdem, Rahmi; Davam, Timaş, İst?1993,
s. 138
64-Sızıntı dergisi, Ocak/1989,
Sayı: 96, s. 481
65-Refik, ibrahim; Efsane Soluklar, . . T Ö V. Yay., izmir/1992, s. 10
66-Ayverdi, Samiha; Bağ Bozumu, Hülbe Yay,
ist?1987 s. 43
67-Köseoğlu, Nevzat; Türk Medeniyet Üzerine
Düşünceler, Ötüken Yay. İst? 1990, s 261
68-Rokach, Livia; İsrail'in Kutsal Terörü,
Belge Yay., İst/1984 s.100-101
69-Refik,İbrahim; Efsane Soluklar, T Ö V
Yay, İzmir/1992 s 57
70-Kısakürek, N. Fazıl; Ulu Hakan,
Büyük Doğu Yay., İst?1988 s 244
71-Senih, Safvet; Hadisler
Işığında Hadiseler, Feza Yay., İst?1988 s. 63
72-Grenard, Fernand; Asya'nın
Yükselişi ve Düşüşü, Milli Eğitim Bakanlığı
Yay, İst/1970, s.33
73-Bakiler Yavuz Bülent; Türkistan Türkistan. Türk
Edebiyatı Vakfı Yay İst / 1986, s.274
74-Devenport, John; Kuran ve Mesajı,
Kültür Basın Birliği, İst?1988, s. 99
75-Apuhan, Recep Şükrü; Batının
Darağacında İsyan, Timaş, İst?1989 s. 53
76-Apuhan, Recep Şükrü; Batının
Darağacında İsyan, Timaş, İst?1989 s. 133
77-Ayverdi, Samiha; Ne İdik Ne Olduk, Hülbe
Yay., İst?1985, s. 44
78-Harnson, Paul; Üçüncü Dünyanın
Batılılaştırılması, Pınar Yay. İstanbul/
1990, s 23
79 Öztuna, Yılmaz; Tarih Sohbetleri,
Ötüken Yay., İst?1988, s. 147
80-Şahin, Ahmed; İslam'ı Böyle
Yaşadılar, Cihan Yay, İst/1991, s 11
81-Sumnu, İbrahim Erdinç; Sömürgecilik,
Zafer Yay., İst/1991, s 36
82-Bakiler, Y. Bülent; Türkistan Türkistan,
Türk Edebiyatı Vakfı Yay.,İst?88
83-Bardakçı, İlhan, Tarihten Bugüne,
Hülbe Yay., İst?1983, s. 73
84-Banarlı Nihat Sami; Tarih ve Tasavvuf
Sohbetleri, Kubealtı Neşriyat. İst / 1984, s. 159
85 Osmanlı Ansiklopedisi, cilt 2,
Ağaç Yay., İst?1993, s.124
86-Bardakçı, İhlan; Tarihten Bugüne,
Hülbe Yay., İst?1983, s. 40
87-Yakın Tarihimiz, 13 Eylül 1962, s. 91,
cilt 3, sayı: 29, Vatan Gazetecilik A.Ş?İst.
88-Canan, Prof. Dr. İ.; İslam'da
Zaman Tanzimi, Cihan Yay., ist?1988, s. 74
89/a-Göze, Ergün; Soruşturma, Türk
Dünyası Araştırmaları Vakfı Yay. ist? 1987.s. 197
89/b-Lale dergisi, Aralık/1988, sayı: 6,
s.13
90-Kısakürek, Necip Fazıl; 1001 Çerçeve,
Toker Yay. İst?1968
91-Apuhan, R. Şükrü: Batı'nın
Darağacında İsyan, Timaş, İst?1 989, s. 44
92-Ayverdi, Samiha; Bağ Bozumu, Hülbe Yay.,
İst?1987, s. 210
93-Vakkasoğlu, Vehbi; Devrimlerin
Deviremediği, Yeni Asya Yay., İstanbul/ 1993, s.96
94-İsmail, Hekimoğlu; Derdimi Seviyorum,
cilt 2, Timaş, İst?1988, s. 16
95-Tevfikoğlu, Dr. Muhtar. Ali Emiri Efendi,
Kültür Bakanlığı Yay. Ankara/ 1989, s. 51 ,
96-Berk, Bekir; Doğu Olayları; Yeni Asya
Yay., İst?1991, s.137
97-Düzdağ, Ertuğrul; M. Akif
Hakkında Araştırmalar M. Ü. İlahiyat Fak. Yay.,
İst?1987, s. 228,
230 ve Nalbantoğlu, Muhiddin; İstiklal
Marşımızın Tarihi, Cem Yay.,İst/1964, s. 58-140
98-Murat, İlhan; "Tarihten Bugüne",
14 Ekim 1990, Zaman gazetesi
99-Ayverdi, Samiha; Bağ Bozumu, Hülbe Yay.,
İst?1987, s. 71
100-Mazaheri, Ali; Orta Çağ'da
Müslümanların yaşayışları, Varlık Yay.,
İstanbul/1972,
101-Köseoğlu, Nevzat; Türk Medeniyeti Üzerine
Düşünceler, Ötüken Yay., Ist?l99O , s. 265
lO2-Işık, İhsan; Bediüzzaman ve
Nurculuk, Ünlem Yay., İst?199O, s. 15O
103-Mısıroğlu, Kadir.
Osmanoğulları'nın Dramı, Sebil Yay., İst/1990, s.105
104-Mısıroğlu, Kadir'.
Osmanoğulları'nın Dramı, Sebil Yay, İst?1990, s. 106
105-Bardakçı, İlhan;
İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay., İst/1985, s. 57
106-Bardakçı, İlhan; İmparatorluğa
Veda, Hülbe Yay., İst/1985, s. 182
107-Bardakçı, İlhan;
İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay., İst/1985, s. 572
108-Kafkas, Mehmet; Geçmişi Bilmek, cilt 1,
Nil Yay., İzmir/1993, sh. 81
109-Mısıroğlu, Kadir;
Osmanoğulları'nın Dramı, Sebil Yay., İst/1990, s. 97
110-Refik,İbrahim;
"Osmanlı'nın yetimleri", Sızıntı dergisi,
Ekim/1993, Sayı:177,s. 401
111-Aşiroğlu, Orhan Gazi; Son Halife
Abdülmecid, Burak Yay., İst?1992, s. 137-145
112-Ayverdi, Samiha; Hatıralarla
Başbaşa, Kubbealtı Neşriyat, İst?1977, s.64
113-lşık, İhsan;Bediüzzaman ve
Nurculuk, Ünlem Yay., İst?1990, s. 63
114-Rokach, Livia; İsrail'in Kutsal Terörü,
Belge Yay., İst?1984, s.61
115-Özfatura, Necati; "Osmanlı",
Yeşilay dergisi, Ekim/1992,s.21
116-Uğur, Prof. Dr. Ahmet; İbn-i
Kemal, Kültür Bak. Yay. İzmir/1987, s. 14
117/a-Niyazi, Mehmed; Medeniyet Ülkesini
Arıyor, Tuğra Neşr., İst?91, s. 51
117 /b-Doğan,Cemal;"Batının
İslam'la Kavgasında Önemli Tesbitler Sızıntı
dergisi,sayı:153,s418 118-Niyazi, Mehmed; Medeniyet Ülkesini Arıyor,
Tuğra Neşr., İst?1991, s. 58
119-Niyazi, Mehmed; Medeniyet Ülkesini
Arıyor, Tuğra Neşr., İst?1991, s. 60
120-Niyazi, Mehmed; Medeniyet ülkesini
Arıyor, Tuğra Neşr., İst?91, s. 147
121 Tarih Hazinesi, Sayı:l,
Kasım/1950, s. 21
122-Moralı, Nail; Mütarekede İzmir,
Tekin Yay., İst?1976, s. 112
123 İlgi dergisi. sayı:24.Eylül/1976
124-Okyar, Fethi; Üç Devirde Bir Adam, Tercüman
Yay.. İst /1980, s103
125-Sur dergisi, Kasım/92, sayı:200,
s. 47
126- Sur dergisi, Kasım/92, Sayı:200,
s. 53
127-Ceyhun,Demirtaş;Ah şu Biz Kara
Bıyıklı Türkler,E Yay.,İst?1992 ve Meydan Gazetesi,8
Temmuz 1992
128-Durant, Will; Medeniyetin Temelleri,
Boğaziçi Yay.. İst?1978, s. 42
129-Sur dergisi, Aralık/92,Sayı:201, s.
36
130-Kula, Onur Bilge; Alman Kültüründe Türk
İmgesi, Gündoğan Yay . Ankara/1993, s. 86
131-Sur dergisi, Kasım/92, s. 56
132-Sur dergisi, Kasım/92, s. 56
133-Sur dergisi, Kasım/92, s. 53
134-Şahiner, Necmeddin; Son şahitler,
cilt 2, Yeni Asya Yay.,İstanbul/1980 .s, 113
135-Ünver, Prof. Dr Süheyl;"Türkiyede
Cüzam ve Cüzamlılar", Tarih Hazinesi
Dergisi,Aralık/1950, s.147
136-Aşiroğlu Orhan Gazi; Son Halife
Abdülmecid Han. Burak Yay., İst / 1992,s,9
137-Fergan, Eşref Edip; Mehmet Akif,
Hayatı,Eserleri ve 70 Muharririn Yazıları, cilt 2,
Burhaneddin
Matbaası, İst?1939, s. 216
138-Zaman
gazetesi, 11 Nisan 1989
139-Bardakcı,İlhan;
İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay., İst?1985, s. 344
140-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, . .T Ö V. Yay., İzmir/1992, s. 39
141-Banarlı, Nihat Sami; Tarih ve Tasavvuf
Sohbetleri, Kubbealtı Neşriyat ,İst?1984,s. 148
142-Banarlı,Nihat Sami;şiir ve Edebiyat
Sohbetleri,cilt 1, Kubbealtı Neşriyat İst?1982, s. 219 .
143-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, T.Ö.V.
Yay.,İzmir/1992, s. 3
144-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar,
T.Ö.V.Yay.İzmir/1992,s.3
145-Refik,İbrahim; Efsane Soluklar, T.Ö.V.
Yay., İzmir/1992, s. 126
146-Yıllarboyu Tarih Dergisi,
Kasım/1981, s. 36
147-Refik, İbrahim;Efsane Soluklar, . T.Ö V.
Yay., İzmir/1992, s. 2
148-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar,
T.Ö.V.Yay., İzmir/1992, s.133
149-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, T.Ö.V.
Yay. İzmir/1992, s.82
150-Apuhan, Recep Şükrü; İhanetin
Türküsü, Timaş, İst?1986
151-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, .T Ö.V.
Yay., İzmir/1992, s.50
152-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, T.Ö.V.
Yay., İzmir/1992,s.159
153-Apuhan, Recep Şükrü; İhanetin
Türküsü, Timaş, İst?1986
154-Apuhan, Recep,Şükrü; İhanetin
Türküsü, Timaş, İst?1986
155-Erdem, Rahmi; Davam, Timaş, İst?93,
s. 138
156-Banarlı, Nihat Sami; şiir ve
Edebiyat Sohbetleri, cilt 2, Kubbealtı Neşriyat İst?1982, s. 149
157-Kısakürek, Necip Fazıl; 1001
Çerçeve, Toker Yay., İst?1968
158-Kısakürek, Necip Fazıl;1001 Çerçeve,
Toker Yay., İst?1968
159-Kısakürek, Necip Fazıl; 1001
Çerçeve, Toker Yay.,İst?1968
160-Kısakürek, Necip Fazıl; 1001
Çerçeve, Toker Yay., İst?1968
161-Canan, Prof. Dr.İbrahim; İslam'da
Zaman Tanzimi, Cihan Yay., İst?1988, s. 163
162-J.J. Servan-Schreiber; Dünya Meydan Okuyor,
Yılmaz Yay.,İst,/1991, s. 183
163-Danişmend, İ. Hami; İzahlı
Osmanlı Tarihi Kronolojisi, c.l, Türkiye Yay., İst?1971, s. 369
164-Bardakcı, İlhan;
İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay.,İst?1985, s.89
165-Bardakcı,
İlhan;İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay.,İst?1985, s.70
166-Sur Dergisi, Haziran/1986, s.10
167-Refik,İbrahim; "Zaman
şuuru", Sızıntı Dergisi, Mayıs/1990, s. 153
168-Aşiroğlu, Orhan Gazi; Basına
Baskın, Burak Yay., İst?Tarihsiz, s. 228
169-Yılanlıoğlu, İsmail
Hakkı; Manevi Değerlerimiz ve yapılan Tahribat, Adak Yay.,
İst?1977, s. 41 170-Baydar, Mustafa; Hamdullah Suphi ve
Anıları,İst?1968, s. 174
171-Refik, İbrahim;"Zaman
Şuuru", Sızıntı, Mayıs/1990, s. 153 ve Şamil
İslam Ansiklopedisi,
İst/1991 cilt:3, s. 64
172-Vakkasoğlu, Vehbi; Öğretmenin Not
Defteri, cilt 5, Cihan Yay., İstanbul/ 1992, s. 106
173-Abdülhak, Şinasi Hisar. Geçmiş
Zaman Fıkraları, Ötüken Yay.,İstanbul/ 1979, s. 180
174-Mevlana Güldestesi, Konya Belediyesi Yay.,
Konya/1993. s. 147
175-Badıllı, Abdülkadir; Bediüzaman
Said-i Nursi, cild 1, İstanbul/1993, Timaş Yay, s. 163
176-Mevlana Güldestesi, Konya Belediye5i Vay.,
Konya/1993, 5. 146
177 Refik, İbrahim; "Zaman
şuuru", Sızıntı, Mayıs/1990, s. 153
178-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, . . T Ö V. Yay,,İzmir/1992, s. 45
179-Zaman, 19 Eylül 1992, s. 8
180-Bakiler, Yavuz Bülent; Üsküp'ten Kosova'ya,
Polat Ofset matbaası, Ankara/ 1991, s. 38
181-Aşiroğlu, Orhan Gazi; Basına
Baskın, Burak Yay., İst?Tarihsiz, s. 224
182-Türk Kültür ve Medeniyeti,C. 1, Atatürk Ünv. Türk
Kültür Arş. Ens. Yay., Ankara/1956, s. 202 183-İsmail,
Hekimoğlu; Derdimi Seviyorum,cilt 4, Timaş,İst?1993, s. 256
184-Nezir, M; Çağdaş Müslüman Önderler,
Seçkin Yay., İst?Tarihsiz, s.49
185-Mevlana Güldestesi, Konya Belediyesi Yay.,
Konya/1993, s. 145
186-Refik, İbrahim; "Zaman
şuuru", Sızıntı Dergisi, Mayıs/1990, s. 153
187-Aşiroğlu, Orhan Gazi; Basına
Baskın, Burak Yay., İst?1990, s. 128
188-Seydi Bey, Ali; Teşrifat ve
Teşkilatımız, Tercüman 1001 Temel Eser,Tarihsiz s 21 0
189-Seydi Bey Ali; Teşrifat ve
Teşkilatımız, Tercüman 1001 Temel Eser. Tarihsiz, s. 188
190-Seydi Bey, Ali; Teşrifat ve
Teşkilatımız, Tercüman 1001 Temel Eser. Tarihsiz, s. 138
191-Badıllı, Abdülkadır;
Bediüzzaman Said-i Nursi, cilt 2, Timaş Yay. İstanbul/ 1990,s. 689
192-Seydi Bey, Ali;, Teşrifat ve
Teşkilatımız, Tercüman 1001 Temel Eser. Tarihsiz, s. 74
193-Seydi Bey,Ali; Teşrifat ve
Teşkilatımız. Tercüman 1001 Temel Eser. Tarihsiz, s. 58
194-Türk Kültür ve Medeniyeti, cilt 1,Atatürk Ünv.
Türk Kültür Arş. Ens.yay., Ankara/1956, s. 286
195-Kuntay, Mithat Cemal; Mehmet Akif,
İst?1939, s. 295
196-Akgündüz, Doç. Dr. Ahmet; "450
yıllık Çevre Nizamnamesi", Sızıntı. Şubat/90,
s. 39
197-Şahin,Ahmet; Meğer Biz Ne
İmişiz? Cihan Yay., İst?1993, sh. 36
198-Örik, N. Sırrı; Abdülhamid'in
Haremi, Arba Yay., İst?1989, sh. 34
199-Karakalem
dergisi, Haz-Tem/1992, sh. 4
200-Bardakçı,
İlhan; İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay., İst?1985. s. 135
201-Zafer
dergisi,Nisan/1993, s. 12
202-Güngör,
Necati; Bir Taşralının İstanbul Nostaljisi, Yılmaz
Yay., İstanbul/1992, s. 9
203-Zafer dergisi, Mart/1993, s. 5
204-M. A. Ubucini, Türkiye 1850, cilt 2, Tercüman
1001 Temel Eser,İst/ Tarihsiz, s. 468
205-Gerard
de Nerval; Muhteşem istanbul, Boğaziçi Yay., İst?1974, s. 82
206-Badıllı, Abdülkadir;Bediüzzaman
Said-i Nursi, cilt 1,Timaş Yay., İst?1990, s. 133
207-Bilgisever, Evrim; Savaş ve Hile,
lşık Yay., Tarihsiz, s. 38
208-R. Garaudy,Feyz dergisi, Mart/1993, s. 6
209-R. Garaudy; Feyz dergisi, Mart/1993, s. 7
210-Taneri, Aydın;Türkiye Selçukluları
Kültür Hayatı, Bilge Yay., Konya/ 1977,s.50
211-Erdem, Rahmi; Davam,Timaş, İst?1993,
s. 193
212-Erdem, Rahmi; Davam, Timaş, İst?1993,
s. 316
213-Danişmend, İ.Hamdi; Kronolojik
Osmanlı Tarihi, cilt 4, fiye Yay., İst/ 1971 s. 79
214-Erdem, Rahmi; Davam,Timaş, İst?93,
s. 316
215-Köprü, Nisan/85, s. 9
216-M. A. Ubucini; Türkiye 1980, C.2,Tercüman 1001
Eser, Tarihsiz, s. 779
217-Hiçyılmaz, Ergün; Star, 11 Nisan 93,
sayı 78, s. 4
218-Hicri 15. Asırda islam,
"Oryantalizmin Temelleri" Türkiye Yazarlar Biıliği yay. ,
Ankara
219-Kutlu, Şemseddin; "Haluk'un
Defterinden, Mr Haluk'a", Yıllarboyu Tarih, Ağustos/1978,
sayı: 5 ve Banarlı, Nihat Sami; Kültür
Köprüsü, Kubbealtı Neşriyat, İst?1985, s. 208
220-Ertuğrul, Halit; Kendini Arayan Adam,
Yeni Asya Yay., İst?1991, s. 105
221-Erdem, Rahmi;Davam, Timaş, İst?1993,
s. 146
222-Sızıntı dergisi, Ocak/1987,
sayı: 96, s. 481
223-Hürriyet,14.8. 1993
224-Tansel, Dr Selahaddin; Mondros'tan Mudanya'ya
Kadar, cilt 4, İstanbul/ 1973, s.1950
225/a-Mısıroğlu, Kadir;
Osmanoğulları'nın Dramı, Sebil Yay., İst/1990, s. 60
225/b-Bahadıroğlu,Yavuz;Osmanlı
Padişahları Ansiklopedisi,cilt 3,Yeni Asya Yay.,İst/1986, s.678
226-Kandemir, Feridun; İkinci Adam,
Yakın Tarihimiz Yay., İst?1968, s. 4
227/a- Atay, Falih Rıfkı; Çankaya,
İst?1980, s.430
227/b- Güneş gazetesi pazar eki, 2 Eylül 1990
228-Erdem,Rahmi; Davam, Timaş,
İst?1993, s. 186
229-M. A. Ubucini; Türkiye 1850, cild
2,Tercüman 1001 Temel Eser, Tarihsiz, s. 455,
230-Bozgeyik, Burhan; Meşhurların Son
Anları, Türdav, İst?1993, s. 355
331 Yalçın, Mehmet; "CHP'nin Günah
Defteri" , Aktüel dergisi, 8-14 Ağustos 91, sayı 5, s. 25
232-Çekmegil, Said; Tilki Tuzağı,
Timaş, İst?91, s. 12
233-Kandemir, Feridun; İkinci Adam
Masalı, Yakın Tarihimiz Yay., İstanbul/ 1968, s. 7
234-Sevinç, Necdet; Osmanlılarda
Sosyo-Ekonomik Yapı, Kutsan Yay., İst?1978,s. 115
235-Vakkasoğlu, Vehbi; İz
Bırakanlar, Cihan Yay., İstanbul/1987, s. 11
236-Bozgeyik, Burhan; Meşhurların Son
Anları, Türdav, İst?1993, s. 205
237-Bozgeyik, Burhan; Meşhurların Son
Anları, Türdav, İst?1993, s. 310
238-Erdem, Rahmi; Davam, Timaş,
İst?1993, s. 40
239-Mısıroğlu, Aynur;
Kuvay-ı Milliyenin Kadın Kahramanları, Sebil Yay.. İst?
Tarihsiz, s.44
240-Yakın Tarihimiz; 5 Nisan 1962, cilt 1,
sayı: 6, Vatan Gazetecilik A. Ş. İstanbul, s. 194
241-Bozdağ, İsmet; Basın
İstibdadı, Emre Yay., İst?1992, s. 139
242-Erdem,Rahmi; Davam, Timaş,
İst?93, sh. 185
243-A. Rıza Bey; Bir Zamanlar
İstanbul, Tercüman 1001Temel Eser, s. 51
244-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar,
T.ö.v. Yay., İzmir/1992, s. 65
244-Mısıroğlu, Kadir'.
Geçmiş Günü Anarken, cilt 1, Sebil Yay, İst/1993, s. 26
245-Mısıroğlu, Kadir.Geçmiş
Günü Anarken, cilt 1, Sebil Yay; İstanbul/1993, s. 133
246-Danişmend, İsmail Hami;Eski Türk
Seciye ve Ahlakı, İstanbul Kitabevi, İst?1982, s. 182
247-Kafkas, Mehmet; Milli Mücadele'de Öncüler,
cilt 1. Nil Yay., İzmir/1991, s.8
248-Kafkas, Mehmet; Milli Mücadele'de Öncüler,
cilt 1, Nil Yay., İzmir/1991.s.206
249-Sur dergisi, Temmuz /1993, s. 19
250-Sur dergisi, Temmuz /1993, s. 54
251-Sur dergisi, Temmuz/1993, s. 17
252- Sur dergisi, Temmuz/1993, s. 17
253- Sur dergisi,Temmuz/1993, s. 5
254- Hiçyılmaz, Ergün; Başverenler,
Başkaldıranlar, Altın Kitaplar Yay., İstanbul/1993, s. 198
255-Sızıntı dergisi, Eylül/1992,
sayı: 164, s. 349
256-Türkiye Takvimi, 29 Aralık 1986
257-Bozgeyik, Burhan; İslam Birliği
Üzerine Oynanan Oyunlar. Timaş, İst / 1993, s.19
258-Il. Abdülhamid ve Dönemi (Sempozyum
Bildirileri), Seha Neşriyat, İst / 1992, s. 81
259-Mazaheri, Ali; Ortaçağda Müslümanlar,
Varlık Yay., İst?1977, s. 185
260-Sızıntı dergisi,Ekim/1992,
sayı: 165, s. 412 .
261-Selçuk, İlhan; yüzbaşı
Selahaddin'in romanı, İst?1975, s. 159
262-Türkiye gazetesi takvimi, 24 Temmuz 1993;
(Y. Öztuna'dan)
263-Türkiye gazetesi takvimi,23 Temmuz 1993
264-Tempo dergisi, 9 Aralık 1992, Sayı:
49
265-Hayat Tarih mecmuası, sayı 10,
Kasım 1965
266-Badıllı, Abdülkadir; Bediüzzaman
Said-i Nursi, cilt 1, Timaş, İstanbul/ 1990, s. 59
267-Sızıntı dergisi, Mart/1993,
sayı 170, s. 69
268-Kula, Onur Bilge; Alman KültüründeTürk
İmgesi, Gündoğan Yay., Ankara/1993, s. 51
269-Sızıntı dergisi,
Mayıs/1992, sayı 160
270-Sızıntı dergisi, Ekim/1992,
sayı 165, s. 412
272-Tuğlacı, Pars; Çağdaş
Türkiye, İst?1989, cilt 2,s. 1103
273-Kafkas, Mehmet; Geçmişi Bilmek, cilt 1,
Nil Yay., İzmir/1993, s. 85
274-Bardakçı, İlhan; Tarihten Bugüne,
İst?1983, s. 208
275-Zaman gazetesi, 25 Nisan 1992
276-Zaman
gazetesi, 20 Ekim 1989
277-
Kafkas, Mehmet; Geçmişi Bilmek, cilt 1, Nil Yay., İzmir/1993, s. 234
278-Sur dergisi, Haziran/1986, s. 12
279-Vakkasoğlu, Vehbi; Mukaddes
Kurşunlar, Cihan Yay., İst?1984, s. 57
280-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, . T.Ö
V. Yay., İzmir/1992, s. 63
281 Sungur, Çetin; "Özi
Katliamı", Sızıntı dergisi, Ekim/1988, sayı 116,
s 331
282-Yücebaş, Hilmi; Bilinmeyen yönleriyle
Yahya Kemal, İst?1979, s. 121
283-Aktüel dergisi, Eylül/1992, sayı 64
284-Kula, Onur Bilge; Alman Kültüründe Türk
imgesi, Gündoğan Yay., Ankara/1993
285-Kula, Onur Bilge; Alman Kültüründe Türk
imgesi, Gündoğan Yay., Anka ra/1993, s. 165
286-Şen, Faruk; "Avrupa
Türkleri", Sky Life dergisi, Ağustos/l993, s.22
287-Kula, Onur Bilge; Alman Kültüründe Türk
İmgesi, Gündoğan Yay., Ankara/1993, s. 46
288-Öke, Prof. Dr. Mim Kemal; Türkiye gazetesi,
25 Ekim 1989
289-Bülten, Araştırma ve Kültür
Vakfı, Ocak/Şubat 1992 ve Hürriyet gazetesi, 13 Ocak 1992
290-Osmanlı Ansiklopedisi, cilt 5,
Ağaç Yay., İst?1993, s. 131
291-Doğan,Mehmed;Kur'an ve Tarih Önünde
Türk'ün Muhasebesi,Ocak Yay.,Ankara/1992, s.276 292-El Mevdudi, Ebu'l Ala;
Selçuklular Tarihi, s. 257
293-Bozgeyik, Burhan; Kemalist Eğitim ve
Din Düşmanlığı, İttihat Yay., İst? 1993, s. 13
294-Hayat Tarih mecmuası, Ocak/1969,
sayı: 12
295-Nokta
dergisi, Kasım/1989
296-Ünver,
Prof. Dr Süheyl, Fatih Devri Hamlelerine Umumi Nazar, İstanbul Fetih
Cemiyeti
Neşriyatı,
İst?1953, s. 17
297-Ayverdi,
Samiha; Hey Gidi Günler Hey, Hülbe Yay., İst?1988, s.164
298-Kula,
Onur Bilge; Alman Kültüründe Türk İmgesi, Gündoğan Yay., Ankara/1993,
s. 164
299-Sızıntı
dergisi, Eylül/1993, sayı 176, s. 347
300-Demirel,
Hüseyin; Deccaliyet ve Kemalizm,İttihat Yay., İst?1993, s. 187
301/a-Demirel,
Hüseyin; Deccaliyet ve Kemalizm, İttihat Yay.,İst/1993, s. 186
301/b-Kaplan,
Mustafa; Kemalizm ve İslamiyet, İttihat Yay., İst?1993, s.135
302/a-Osmanlı
Ansiklopedisi, Cilt 5, Ağaç Yay., İst?1993, s.53
302/b-Gülersoy,
Çelik; Lale ve istanbul, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yay. , İst?1980
303-Doğan,Mehmed;Kur'an
veTarih Önünde Türk'ün Muhasebesi.Ocak.Yay.,Ankara/1992, s. 150
304-Ubucini, M. A. ; Türkiye 1850, cilt
1,Tercüman 1001, s. 82
305-Bozgeyik, Burhan; Kemalist Eğitim ve
Din Düşmanlığı, İttihat Yay.,İst?1993, s. 13
306-Badıllı, Abdülkadir; Bediüzaman
Said-i Nursi, cild 3, İstanbul/1993, Timaş, s.1706
307-Hiçyılmaz, Ergun; "Troçki'nin
Türkiye Günleri"Star Dergisi, 8 Kasım 1993, sayı: 56,s.26
308-Özcan,
Mustafa;"Mihenk", Zaman Gazetesi, 1 Temmuz 1990
309-Ünver,Prof.Dr.Süheyl,Fatih
Devri Hamlelerine Umumi Nazar,İst.Fetih Cemiyeti
Neşr.İst?1953,s.6
310-Osmanlı
Ansiklopedisi, cilt 5, Ağaç Yay., İst?1993, s.20
311-Ayverdi,
Samiha; Boğaziçi'ndeTarih, İstanbul Fetih Cemiyeti
Yay..İst?1968, s. 383
312-Badıllı,
Abdülkadir'. Bediüzzaman Said i Nursi, Cilt: 1. Timaş
Yay., İst?1990, s. 358
313-Kara,
Mustafa; Tekke ve Zaviyeler, Dergah Yay. İst?1990, , s. 253
314-HayatTarih
Mecmuası, sayı: 11, Aralık/1971, s. 35
315-Düzdağ,
Ertuğrul; Mehmet Akif HakkındaAraştırmalar, Marmara Ünv M.
Akif Araştırmaları
Merkezi
Yay., İst?1987, s. 338 .
316-Kara,
Mustafa; Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yay., İstanbul/1990 s. 24
317-Altınoluk,dergisi
Temmuz/1992, s. 11
318-Mevlana
Güldestesi (718. Yıldönümü Bildirileri); Konya Belediyesi Yay.. Konya/1993,s.1
319-Sur dergisi, Aralık/1990, sayı: 177,
s. 36
320-Ayverdi, Samiha;Küplüce'deki Köşk, Hülbe
Yay., İst?1989, s. 189
321-Kara,
Mustafa, Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yay., İst?1990, s. 15
322-Öğüt,
Şubat/1991, sayı: 68, s. 26
323-Badıllı,
Abdülkadir; Bediüzzaman Said-i Nursi, cilt 3, Timaş, İstanbul/ 1990,
s. 1712
324/a-Öztuna,
Yılmaz; TürkiyeTarihi, cilt 8, ötüken Yay., İst?1983, s. 54
324/b-Ayverdi,
Samiha; Boğaziçinde Tarih, İstanbul Fetih Cemiyeti Yay.,
İst?1968, s. 230
325-Sur Dergisi, Kasım/1990, sayı: 176,
s. 18
326-Mevlana Güldestesi, (718.Yıldönümü
Bildirileri) Konya Belediyesi Yay Konya/ 1993, s. 25
327-Düzdağ,M.Ertuğrul;Mehmet Akif
Hakkında Araştırmalar,Marmara Ünv.M.Akif
Araştırmaları
Merkezi
Yay., İst?1987,s. 315
328-Şahin,
M. Abdülfettah; Buhranlar Anaforunda insan, . T Ö.V. Yay., İzmir/ 1988 s.
86
329-Badıllı, Abdülkadir; Bediüzzaman
Said-i Nursi, cilt 2, Timaş. İstanbul/ 1990, s. 1244
330-Sur dergisi, Ocak/1992, s. 42
331-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, T.Ö.V.
Yay., İzmir/1992, s. 70
332-Vakkasoğlu, Vehbi; Öğretmenin Not
Deiteri, cilt 5, Cihan Yay., İstanbul/ 1992, s. 72
333-Sur dergisi, Nisan/1991, sayı 181, s. 23
334-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, . . T Ö V. Yay.,İzmir/1992, s. 102
335-Sızıntı dergisi, Eylül/1992
sayı 164, s. 350
336-Algül, Hüseyin; İslam Tarihi, Gonca Yay.,
İst?1988 cilt 4, s. 158
337-Gıocomo E. Carretto; Akdeniz'de Türkler,
T. T.Kurumu Yay., Ankara/ 1992, s. 145
338-Sur dergisi, Kasım/1990, sayı 176,
s. 19
339 Sevinç, Necdet; Osmanlı'nın
yükselişi ve Çöküşü, Burak Yay., İst. s 114
340-Düzdağ, M. Ertuğrul; M. Akif
Hakkında Araştırmalar, Marmara Ünv. M. Akif
Araştırmaları
Merkezi
Yay., İst?1987, s. 347
342-İsmail, Hekimoğlu; Bir millet
Uyanıyor, Timaş Yay., İst?1989, s.10
343-Senih, Safvet; Hadislerin
lşığında Hadiseler, Zaman Gazetesi Yay., İst?1988, s.
10
344-Refik, İbrahim,
"Osmanlı'nın yetimleri", Sızıntı Dergisi,
Ekim/1993, sayı 177 , s.401
345-Nurbaki, Haluk; Sönmeyen Güneş, Zafer
Yay., İst/1986, s.6
346-Aydın, M.;"Din ve Toplum
İlişkileri" Milli Eğitim ve Kültür dergisi, sayı 29,
Ankara/1984, s.
31 (Le Monde, 1. Ferier 1984'den naklen)
347-Yalçın, Mehmet; "CHP'nin Günah
Dosyası", Aktüel dergisi, 8-14 Ağustos 1991, sayı 5, s. 28
348-Bardakçı, İlhan;
İmparatorluğa Veda, Hülbe Yay., İst?1985, s. 10
349-Aşiroğlu, Orhan Gazi; Tarih Tüneli,
Zaman Gazetesi, 26 Temmuz 1989 ve "İngiliz Gizli
Belgelerinde
Menderes-Amerika Kavgası", Milliyet, 15 Şubat 1989, s. 11.
350-Canan,
Prof. Dr. İbrahim; İslam'da Zaman Tanzimi, Cihan Yay., İst?
1988, s. 163
351-Canan,Doç.Dr
İbrahim;Peygamberimizin Okuma yazma Seferberliği,Cihan
Yay,İst?1984,s.41
352-Oran
Baskın; Kenan Evren'in yazılmamış Anıları, Bilgi
Yay., Ankara/1989, s. 82
353-Yücebaş,
Hilmi; Fatih Sultan Mehmed, Memleket Yay., İst?1981, s. 31
354-Bakiler,
Yavuz Bülent; Türkistan Türkistan, Türk Edebiyatı Vakfı Yay.,
İst?1986, s. 259
355-Bakiler,
Yavuz Bülent; Türkistan Türkistan, Türk Edebiyatı Vakfı Yay.,
İst? 1986, s. 293 .
356-Aşiroğlu,
Orhan Gazi; Tarih Tüneli, Zaman Gazetesi, 5 Nisan 1989
357-Kara,
Mustafa; Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yay., İst?1990, s. 206
358-Müftüoğlu,
Mustafa; Tarihi Gerçekler, cilt 2 Seha Neşr., İst?1993, s. 241
359-Dikerdem,
Mahmut; Orta Doğu'da Devrim yılları, Cem Yay., İstanbul/
1990, s. 136
360-ll.
Abdülhamid ve Dönemi (Sempozyum Bildirileri) Seha Neşriyat, İst?1992,
s. 208
361-Yavuz,
Hilmi; Okuma Notları, Simavi Yay., İst?1993, s. 138
362-Yalçın,
Mehmet; "CHP'nin Günah Dosyası", Aktüel dergisi, 8-14
Ağustos 1991 sayı 5, s. 26 363-ll.Abdülhamid ve Dönemi (Sempozyum
Bildirileri) Seha Neşriyat, İst?1992
364-Öztuna,
Yılmaz; Büyük Türkiye Tarihi, cilt 11, Ötüken Yay., İstanbul/ 1983,
s. 132
365-Nalbantoğlu,
Muhiddin; istiklal Marşımızın Tarihi, Cem Yay.,
İstanbul/ 1964, s. 56
366-Köprü
dergisi, Ekim/1986, s. 103
367-Yalçın,
Mehmet; "CHP'nin Günah Dosyası". Aktüel
dergisi, 8-14 Ağustos 1991, sayı 5, s.27
368-
Zaman gazetesi, 9 Eylül 1993, s. 16
369-Yılmaz,
Muammer; Fatih'in Şahsiyetinden Çizgiler. Kayseri/1993, şahsi
basım, s. 14
370-Müftüoğlu,
Mustafa; Tarihi Gerçekler cilt 2, Seha Neşriyat, İst?93. s. 234 ve
Kaplan,
Mustafa;Kemalizm ve islamiyet, İttihat
Yay., İst?93, s 93
371-Mısıroğlu, Aynur.
Kuva-ı Milliye'nin Kadın Kahramanları, Sebil Yay., İst /
tarihsiz, s. 14
372-Yücebaş, Hilmi; Bütün Cepheleriyle yahya
Kemal, İst?1979, s. 141
373-Müftüoğlu, Mustafa; Tarihi Gerçekler,
cilt 2, Seha Neşr., İst?1993, s. 41
374-Yalçın, Mehmet; "CHP'nin Günah
Dosyası", Aktüel dergisi, 8-14 Ağustos 1991, sayı 5, s. 28
375-Yazıksız, Necip Asım; Kitap, İletişim Yay.,
İst?93, s. 10
376-Müftüoğlu, Mustafa; Tarihi Gerçekler,
cilt 2, Seha Neşriyat,İst?93, s. 55
377-Yalçın,Mehmet"CHP'nin Günah
Dosyası",Aktüel dergisi,5-14 Ağustos 1991,sayı 5,sh 29
378-Yılmaz, Muammer; Fatih'in
Şahsiyetinden Çizgiler, şahsi basım, Kayseri/1993, s. 10
379-Başbakanlık Mühimme Defterleri,cilt
5,no:1315,973/15655.486-484 veGerçek dergisi, Nisan/1974,sayı 6
380-Müftüoğlu, Mustafa; Tarihi Gerçekler,
cilt 2, Seha Neşr.,İst?1993, s. 255
381-Yazıksık, Necip Asım; Kitap,
İletişim Yay., İst?1993, s. 56-94
382-Vakkasoğlu, Vehbi; Devrimlerin
Deviremediği, Yeni Asya Yay., İstanbul/ 1993, s. 32
383-Bozgeyik, Burhan; Meşhurların Son
Anları, Türdav, İst?93, s. 362
384-Refik, İbrahim; Efsane Soluklar, . T.ö
V. Yay., İzmir/1992, s.16