TEYEMMÜM
NEDİR?
Teyemmüm'ün lûgat manası mutlak manada "Kasd"dır.
İslâmi ıstılâhta ise; temizlenmek niyetiyle temiz yeri (toprak
vs.) kasdetmektir. Bedayi ve diğer kitaplarda: "Hususi şartlar
altında temizlenmek kasdı ile yeri iki hususi uzuvda
kullanmaktır" diye tarif edilmiştir. Esasen teyemmüm temiz
yerden yüz ve ellere yapılan meshin ismidir. Kasd şarttır çünkü
kasıd niyettir.
Kur'an-ı Kerim'de: "Eğer su bulamazsanız said-i tayyib
(toprak cinsinden temiz bir şey) ile teyemmüm ediniz" hükmü beyan
buyurulmuştur. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Suyu
bulamadığı müddetçe, on yıla kadar bile varsa, yer (Said-i
Tayyib) mü'minin temizleyicisidir" buyurduğu bilinmektedir. Yine bir
başka Hadis-i Şerif'de: "Bana beş haslet verildi ki, bunlar
benden önceki peygamberlerden hiçbirine verilmemiştir. Bunlar:
a) Ben bir aylık mesafeden düşmana korku verilmek sûretiyle mansur
oldum.
b) Yer bana (bir rivayette) ve ümmetime mescid ve
temizleyici kılındı. Ümmetimden her kim namaz vakti gelirse
namazını kılsın.
c) Bana ganimetler helal kılındı. Benden önce kimseye helâl
kılınmamıştı.
d) Bana
şefaat verildi. Eskiden bir peygamber hasseten kendi kavmine
gönderiliyordu. Ben bütün insanlara umumi olarak gönderildim"
buyurmuştur. Bu hadisi Buhari ve Müslim ve diğer hadis imamları
rivayet etmişlerdir. Hatta Suyuti onun mütevatir olduğunu
söylemiştir. Sonuç olarak; teyemmüm kitap, sünnet ve icma ile sabittir.
TEYEMMÜM'ÜN
SIHHAT ŞARTLARI
Teyemmüm'ün
sahih olabilmesi için; birtakım şartların bulunması
gerekir. Bunlar:
1. Suyun
bulunmaması veya kendisi ile suyun bulunduğu yer arasında bir
mil (dört bin adım) veya daha fazla mesafe bulunmasıdır. Su
bulunduğu halde, onu kullanmaya güç yetirememek (Hastalık, soğuktan
helâk olma veya düşman korkusu gibi sebeblerle) teyemmümü meşru
kılar. Hapsedilmiş olmak ve hapsedenlerce suyu kullanmasına
müsaade edilmemek de, suyun hükmen yokluğu demektir.
2. Niyet etmek!.. Abdestsizlikten veya cünüblükten temizlenmeye niyet edilmeden
yapılacak teyemmüm sahih değildir.
3. Teyemmüme mani olabilecek maddelerin yüz ve ellerde bulunmaması
şarttır. Mum, yağlı boya gibi kalın maddelerin,
teyemmümden önce temizlenmesi gerekir.
4. Meshin üç parmak veya daha fazlası ile yapılması şarttır.
5. Teyemmüm alırken, abdeste mani olan engellerin bulunmaması
esastır. Hayız, nifas ve abdest'e mani olan diğer engeller.
6. Su bulunmadığı halde, çevrede "Suyun bulunabileceği
zannının" galip olması durumunda, onu aramak. Essah olan
kavle göre; 400 arşın kadar suyu sorup-araması vacib olur.
7. Teyemmüm edilecek azaların tamamının meshedilmesi de
şarttır.
TEYEMMÜM'ÜN
RÜKÜNLERİ
Ayet-i Kerime'de geçen "Said-i Tayyib" ibaresini esas alan Hanefi
Fûkahası "Teyemmüm toprak cinsinden olan temiz şeylerle yapılır"
hükmünde ittifak etmiştir. Dolayısıyla teyemmüm'ün birinci
rüknü: Temiz topraktır. Toprak cinsinden olan, kum, çakıl, kireç,
tozlu taş, tuğla ve kiremit gibi maddelerle de teyemmüm caizdir. Yumuşatılıp
eritilebilen demir, bakır, tunç, cam, altın, gümüş ve benzeri
maddeler toprak cinsinden değildir. Bedai'de de böyledir. Bunlarla
teyemmüm caiz olmaz. Ayrıca yanınca kül olan odun, ot ve benzeri
şeylerle de teyemmüm yapılamaz.
Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Teyemmüm iki darb'tır (vuruştur). Bir
vuruş yüz içindir. Bir vuruş da
elleredir." Hadis-i Şerifini esas alan Hanefi Fûkahası:
"Teyemmmüm iki vuruştur. Bunlardan birisiyle yüzünü mesheder.
Diğer vuruşta ise, ellerini dirseklerine kadar mesheder. Hilkatinde
bir değişiklik olmasın diye, toprağın döküleceği
kadar ellerini silkeler. Zahir rivayeye göre; meshin uzuvların her
tarafını kaplaması esastır. Çünkü teyemmüm, abdestin
makamına kaim olur. Bu sebeble parmaklarının arasını
hilâllemek ve parmaklardan yüzüğü çıkarmak gerekir ki, mesh tamam
olabilsin" hükmünü beyan etmiştir. Sonuç olarak; teyemmüm'ün iki
rüknü''nü: "Yüzün tamamını meshetmek" ve "dirseklerle
beraber kolları meshetmek" şeklinde özetlemek mümkündür.
TEYEMMÜM NASIL YAPILIR?
Teyemmüm etmek zorunda kalan mükellef; önce pak ve temiz bir toprak bulmak
zorundadır. Bu toprak cinsi bir madde de olabilir. Kollarını
dirseklerinden yukarıya kadar sıvar. Elinde yüzük veya bilezik gibi
birşey varsa bunları çıkarır. Elinde veya yüzünde
teyemmüm'e mani olacak, herhangi bir pislik (Mum, yağlı boya vs.)
varsa onları temizler. Alauddin El Haskafi: "Teyemmüm, yüzünü ve
dirseklerle beraber kollarını kaplamak sûuretiyle yapılır.
Hatta bir kıl veya burnunun kenarını bıraksa caiz olmaz.
Elindeki yüzüğü veya bileziği ya çıkarır, yahut
oynatır. Bununla fetva verilir. Kollar dirseklerle beraber mülahaza
edildiği için kolu kesik olan kimse dirseğine mesh eder."
hükmünü zikrediyor. Dolayısıyla ön hazırlık buna göre
yapılır. Daha sonra; kat'i bir niyet şarttır. "Taharete
niyyet ettim veya Namaz kılmak için niyet ettim veya cünüblükten
temizlenmeye niyet ettim" gibi sözler kâfidir. Hatta teyemmümde, abdest
için veya gusül için, tasrih etmek şart değildir. Abdesti irade
ederek teyemmüm etmiş olsa caizdir ve cünüblükten teyemmüm etmiş
sayılır. Fetva bunun üzerinedir. Niyet'ten sonra
besmele çekerek; iki el teyemmüm edilecek olan yer üzerine konur. Eller önce
öne doğru sürülür, daha sonra geriye doğru çekilir. Daha sonra iki el
kaldırılıp, birbirine değdirilerek silkelenir. Her iki el
yüzün üzerine konularak; her tarafı kaplamak suretiyle meshedilir. Hatta
bir kimse kaşlarının altı ile gözlerinin üstünde kalan
yerleri mesh etmemiş olsa, teyemmüm caiz olmaz. Serahsi'nin
Muhiyt'inde de böyledir. İbn-i Abidin: "Şakaklarla kulaklar
arasındaki beyaz yerleri de meshetmek lâzımdır. Mücteba'da
"İnsanlar bundan gafildirler" denilmiştir" hükmünü
zikrediyor.
Yüz tamamen meshedildikten sonra, ilk vuruşta
olduğu gibi, yine her iki el yere konur. Önce öne doğru sürülür,
sonra geriye doğru çekilir ve kaldırılarak silkelenir. Sonra sol
elin avuç ve parmaklarıyla; sağ elin parmak uçlarından itibaren
dirsekle beraber dış kısmı ve iç kısmı tamamen
sıvazlanarak meshedilir. Sonra sağ elle; aynı şekilde sol
kol meshedilir. Böylece teyemmüm tamamlanmış olur.
TEYEMMÜMÜ BOZAN ŞEYLER
İmam-ı Merginani: "Abdesti bozan her şey teyemmümü de
bozar. Zira teyemmüm abdestin halefidir. Bu durumda teyemmüm'de onun
(Abdest'in) hükmünü alır" hükmünü beyan ediyor. Müteyemmim (Teyemmüm
etmiş olan) kimse; suyu bulduğu veya suyu kullanmaya muktedir
olduğu zaman, teyemmüm bozulur. Bu hususta da hiçbir ihtilâf yoktur.
Eğer namaza başlamadan önce veya namaz içerisinde iken suyu bulursa
veya suyu kullanmaya muktedir olursa; abdest almak durumundadır.
Namazın içerisinde iken suyun bulunması veya kullanmaya muktedir olma
hem teyemmümü, hem de namazı bozar. Tekrar abdest alarak kılması icabeder.
TEYEMMÜM'LE
İLGİLİ ÇEŞİTLİ MESELELER
Alauddin El
Haskafi: "Hapsedilen bir kimse teyemmümle namaz kılarsa şehirde
olduğu takdirde, bilâhere o namazı tekrarlar. Şehirde
değilse tekrarlamaz" hükmünü zekrediyor. İbn-i Abidin bu metni
şerhederken: "Şehirde hapsedilen kimsenin namazını
kaza etmesi, mani kuldan geldiği içindir. Şehirde olmayanın kaza
etmemesini ûlema yolculukta ekseriyetle su bulamamakla ta'lil etmişlerdir.
(Yani mani Allahû Teâla (cc)'dan gelmiştir.) Hilye sahibi diyor ki:
"Bu yanında veya yakınında su bulunursa kaza lazım
geldiğine işarettir. Çünkü bu takdirde mani tamamen kuldan
gelmiştir" buyurmaktadır. Malûm olduğu üzere şehir;
hududların tatbik ve hükümlerin infaz edildiği, kadısı ve
valisi bulunan beldedir.
Teyemmüm'ün yedi sünneti vardır. Bunlar:
1. İki elini toprak üstüne koymak,
2. Elleri toprağın üzerinde ileri-geri sürmek,
3. Elleri silkelemek,
4. Parmakların arasını hilallemek,
5. Teyemmüme başlarken besmele çekmek,
6. Tertibe riayet etmek,
7. Bütün bunları arka-arkaya yapmak, yani araya bir fasıla vermemek.
Şehir içinde cenaze hazır olunca,
sıhhatli bile olsa (cenazenin velisi durumunda olmayan kimse) abdestle
meşgul olması halinde namaza yetişememek korkusu olursa,
teyemmüm edib namazı kılabilir. Bunun gibi bayram namazının
geçmesinden korkan kimse de, teyemmüm edib namazını eda eder. Ancak
abdestle meşgul olduğu takdirde Cum'a namazının geçmesinden
korkan kimse, kat'iyyen teyemmüm edemez. Abdest alır. Cum'a'ya
yetişebilirse kılar, yetişemezse dört rek'at öğle
namazını eda eder.
Teyemmümle yıkamanın ikisi bir arada
bulunamaz. Çünkü bunda bedel ile mübdeli biraraya getirmek vardır.
Abdesti bozulan bir yolcunun elbisesinde necaset bulunsa ve baraberindeki su,
necaseti gidermekle, abdest alma işinin her ikisine yetmiyecek miktarda
olursa, bu su ile elbisesindeki necaseti giderir. Artık
kullanacağı su kalmadığı için teyemmüm eder. Eğer
önce teyemmüm edib de, sonra elbisesindeki necaseti yıkamış
olsaydı, teyemmümü iade etmesi gerekirdi. Çünkü teyemmümü
aldığı esnada, elinde su mevcuttu.
Vücûdunun yarısı veya yarısından çoğu yaralı olan
kimse, su yaraya zarar verecekse gusül için teyemmüm eder. Eğer vücûdunun
yarısından azı yaralı ise, sağlam olan
kısımları yıkar ve yaralı olan
kısımları mesheder.